Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Bilgilihocam

Obezitenin En Önemli Nedeni Yaşam Tarzı

Obezitenin En Önemli Nedeni Yaşam Tarzı

Obezitenin En Önemli Nedeni Yaşam Tarzı

Çok eski zamanlara gitmeye gerek kalmadan sadece 20-25 yıl öncesine göre insanların artık daha fazla kilolu ve daha fazla hasta olduğunu görmek zor değil. Obezite oranları 1980 yılından itibaren tam üç kat arttı ve özellikle çocuklarda ciddi bir artış gösterdi. Bunun en bariz nedeni, bedenin içinden kaynaklanan bir durum değil dışından yani yaşam tarzımızdan gelir. Çünkü insan geni bu kadar çabuk bir değişim göstermez. Bütün davranışlarımız yiyeceklerin ve çevrenin etkisiyle, beynimizin dolayısıyla hormonlarımızın çalışma biçiminden kaynaklanır. Ağzımıza aldığımız yiyeceklerin mahiyetini bilmiyorsak ve toplumun çoğunun yaptığı gibi sağlıksız bir yaşam biçimini sürdürüyor ve bunu önemsemiyorsak kilolu olmamızdan dolayı kimseyi sorumlu tutmaya hakkımız yoktur. Ancak bu tehlike, hiçbir şeyin farkında olmayan çocuklara ulaştığında anne-babaların daha duyarlı olması gerekmektedir.

1980’li yıllardan itibaren endüstrinin daha fazla gelişmesiyle birlikte insanlara yağ yemenin tehlikeli olduğu aşılandı ve kişiler karbonhidratlı, şekerli yiyeceklere yönlendirildi. Oysa ki asırlardır sızma zeytinyağı ve hakiki tereyağıyla beslenen kişilerin obez olmasının mümkün olmadığı bugünkü araştırmalarla da ortaya konulmuştur. Zeytinyağı ve tereyağı yemeyen insanlara margarin ve bitkisel yağlar içeren işlenmiş yiyecekler teşvik edildi ve bunların kişileri beslemesinden çok obeziteye neden olup hastalıklara sevk ettiği görüldü.

Gıdaya Az Para Harcıyoruz

Bugün bir markete girdiğimizde 30 TL’ye bütün bir dolabı doldurabiliyoruz ve eskiye oranla daha fazla kalori yükleniyoruz. Ama bu kalorinin hemen hepsi market raflarını süsleyen ve kanserojen etkileri olan işlenmiş ucuz yiyeceklerden gelen boş kaloridir.

Her Gün Bedenimize Şeker Yüklüyoruz

İşlenmiş rafine şeker için çağımızın en büyük düşmanlarından birisi demek abartılı olmayacaktır. Obezitenin dolayısıyla hastalıkların yayılmasında en büyük etken şekerdir. Bu konuda o kadar çok araştırma yapılmıştır ki, yapay şekerin böbrek hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları üzerinde ciddi etkilerinin olduğu bilinmektedir. Metabolizma üzerine etki ederek insülin direncine, yağlı karın-bel bölgesine, kanda yüksek yağ oranına ve LDL denilen kötü kolesterolün yükselmesine neden olur. Çalışmalar şaşırtıcı olmayacak bir şekilde fazla şekerli gıda tüketen kişilerin kilo alma ve obezite riskinin yüksek olduğunu göstermektedir.

Tatilde Kiloları Depoluyoruz

İnsanlar bir gecede kilo almaz. Obezite yavaş yavaş, yıllar boyunca seyreden bir durumdur. Fakat bu yıllar içinde özellikle bayramlarda, tatillerde kişiler ihtiyaç duyduklarından daha fazla yemek yeme eğilimindedirler. Günlük kalori ihtiyacı kadınlarda ortalama 1800 ve erkeklerde 2000 olarak kabul edilir. Bayramda yiyeceğiniz birkaç dilim baklava ve çikolata günlük kalori ihtiyacınızı karşılayacaktır. Buna gün içerisinde aldığınız diğer gıdaları kattığınızda fazla kiloların nasıl oluştuğunu anlamak zor değildir. Ve bu zamanlarda alınan kilonun yılın geri kalanında verilmesinin zor olduğu bilinmektedir.

Meyve Suyu Ve Kolalardaki Tehlike

Market rafların süsleyen meyve suları ve kola denilen içecekler, birilerine ticari olarak para kazandırırken onları satın alan kişiler para vererek kendilerine adeta zehir satın almaktadırlar. Bu tür içeceklerin yetişkinlerde neden olduğu hastalıklar dışında bu içecekler özellikle çocuklarda ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Çalışmalar, düzenli olarak bir porsiyon marketten alınmış meyve suyu veya kola içen çocuklarda obezite riskinin %60 oranında arttığını göstermiştir.

Yiyecek Seçeneği Arttı

Süpermarketlere girdiğimizde abur cubur bölümü, rengarenk ambalajlarıyla hemen hepimizin ilgisini çeker. Raflarda çeşit çeşit bisküviler, çikolatalar, şekerlemeler ister istemez bizi davet eder. Üstelik istemediğimiz ürünü bile alacak derecede cazip yiyecek reklamları da işin cabasıdır. Nitekim yapılan araştırmalar, yiyecek seçeneğinin fazla olmasının kişilerde daha fazla yemek yeme istediğinin artmasına neden olduğunu göstermiştir. Ve bu istek vücudumuzun ihtiyaç duyduğundan daha fazla bir miktarı barındırır.

 Hareketli Değiliz

Birçok kişi fiziksel aktivitenin yetersiz olmasını obeziteye bağlar. Oysa ki tam tersi, obezitenin nedenlerinde birisi fiziksel aktivitenin yetersiz olmasıdır. 10 dakikalık bir yürüyüş, apartman dairemize merdiven yerine asansörle çıkmak, en azından hafta sonları hafif bir egzersiz yapmak bile vücudumuzun metabolizmasını hızlandırmaya yardımcı olacaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.