Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Bilgilihocam

Sabır Ve Şükür Oruçla Öğrenilir

Sabır Ve Şükür Oruçla Öğrenilir

Sabır Ve Şükür Oruçla Öğrenilir

Ramazan rahmet ayıdır ve oruç tutmak Allah’ın rahmetinin tecelli etmesidir. Sabır ve şükür içinde olmak çok büyük bir rahmet tecellisidir. Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde “İman iki kısımdır, yarısı sabır yarısı şükürdür” buyurmuşlardır. Oruç bize hem şükretmeyi hem sabretmeyi aynı anda öğretir. Dolayısıyla oruç, kâmil bir imana kavuşmanın etkili bir yoludur.

Allah “Samed” tir yani hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, hiçbir şeye muhtaç değildir. Bizim yaptığımız ibadetler sadece bizim tekamülümüzü sağlar. Bizler oruç tuttuğumuzda yemeğe olan, suya olan, enerjiye olan ihtiyacımızı daha derinden idrak eder ve Allah’ın bizlere her an sunduğu rızkın değerini anlarız. Bizler her halimizle, her an Samed olan Allah’a muhtacız. Günlük hayat, alışkanlıklarımız bizlere bunu unutturur. Acıktığımızda yemeğe giden ellerimiz, onsuz yaşamın olamayacağı suyumuz ve bunlara erişmemizi sağlayan sağlıklı vücudumuz Allah’ın lütfudur. Hiçbir şey ama hiçbir şey bizim elimizde değildir. Boğazımızdan tek bir lokma geçtiğinde vücudumuzda, organlar ve dokular arasında inanılmaz bir koordinasyonla birlikte bir çalışma başlar. Vücudumuzun işleyişinde bile hükmümüz yoktur. Oruç bize Allah’ın bahşettiği ve hayatımızı devam ettirmemiz için verdiği her şeyi idrak etmemizi sağlar. Bu idrakin ardından şükür gelir.

Oruç aynı zamanda istediğimiz her şeye bir anda ulaşamayacağımızın terbiyesini öğretir. Akşama kadar aç ve susuz kalırız. Oysa ki nimetler önümüzde olduğu halde elimizi sürmez, iftarı bekleriz. İşte oruç bize sabretmeyi, başımıza tatsız bir olay gelmiş olsa bile, onun bir imtihan olduğunu ve sabrederek o durumdan felaha kavuşacağımızın terbiyesini öğretir.

Ancak sabrı ve şükrü tam anlamıyla yerine getirmek için maddi terbiyenin yanı sıra manevi terbiyede şarttır. Peygamber Efendimiz, çok yemenin, çok uyumanın ve çok konuşmanın gaflete sebebiyet verdiğini buyurmuştur. İftara kadar aç olan bedenimizi iftar sonrası ziyadesiyle doldurmak orucun ruhaniyetine aykırıdır. Mide tıka basa dolduğunda çok fazla uyku ve ağızdan boş sözlerin çıkmasına sebebiyet verir.

Oruç bütün azalarla tutulan bir ibadettir ve koruyucu bir kalkandır. Ancak bu kalkan zarar görürse faydasını görme şansımız azalır. Öfkelendiğimiz veya dedikodu ettiğimiz an dilimizin orucunu bozarız. Sürekli başkalarının hayatıyla meşgul olup, gözlerimiz sürekli onların açığına odaklandığında gözün orucunu bozarız. Allah’ın istemediği yerlerde zaman geçiriyorsak ayağın orucunu bozarız. Üç kuruş daha fazla kazanmak adına harama el uzattığımızda elin orucunu bozarız. Bu örnekler her organa teşmil edilebilir. Dolayısıyla oruç tutarken bütün azalarımızla tutmaya dikkat etmemiz gerekmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.