Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Bilgilihocam

Şekerden Uzak Dur Sağlıklı Yaşa

Şekerden Uzak Dur Sağlıklı Yaşa

Şekerden Uzak Dur Sağlıklı Yaşa

Günümüzde, bütün hastalıkların temelinde trans yağ ve şekerin olduğunu söyleyen pek çok uzman ve yayınlanmış araştırma mevcut. Vebadan kaçar gibi kaçmanıza neden olabilecek ve her türlü hastalığa katkı sağlayacak olan şekerden uzak durmanızı gerektirecek 10 nedeni sizlere sunuyoruz. Yazımızı okuduktan sonra şeker ile aranıza mesafe koyacaksınız.

  1. Çayınıza Şeker Koyarken Bir Daha Düşünün

Çay şekeri olarak bildiğimiz sükroz denilen maddeden üretilen beyaz şeker ve market raflarını süsleyen hemen her gıdada bulunan yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi şekerler hiçbir önemli besin maddesi içermez. Sadece bir grup kalori içerir ve bu “boş kalori” olarak adlandırılır. Yani kullandığınız şekerde protein, esansiyel yağ, vitamin veya mineral yok, sadece değersiz bir kalori var.

  1. Diş Sağlığınız İçin Her Tür Şekerden Uzak Durun

Milyonlarca kez duymuş olsanız da şeker dişler için de tehlikeli. Çünkü ağızdaki kötü bakteriler tarafından kolayca sindirilerek onlara enerji sağlar. Diş çürüğü ağızdaki zararlı bakterilerin şekerle sürekli beslenmesinden dolayı oluşur. Özellikle, şeker alımına bağlı olarak kan şekerinin kontrolsüz yükseldiği şeker hastalarında, damarsal tahribat ve bağ dokusunda bozukluk meydana gelmesi diş eti iltihapları ve iltihaba bağlı kemik kaybına yol açabilmektedir.

  1. Şeker Yüksek Fruktoz İçerir Ve Karaciğerde Aşırı Yük Yapar

Şekerin niçin zararlı olduğunu bilmek adına onun içeriğini bilmemiz şarttır. Şeker sindirim sisteminden geçip kan dolaşımına girmeden önce iki basit türeve ayrılır; glikoz ve fruktoz. Glikoz, gezegende yaşayan her hücrede bulunur. Dışarıdan, yiyeceklerden almazsak bile bedenlerimiz onu üretir. Fakat fruktoz daha farklıdır. Vücudumuz onu önemli bir miktarda üretmiyor ve bunun için fizyolojik bir ihtiyaçta bulunmamakta. Sadece karaciğer tarafından ve ancak önemli miktarlarda metabolize edilir. Fakat karaciğer günde 15-20 gr fruktozdan fazlasını işleyip yok edemez. Eğer aşırı fruktoz birikirse karaciğer onu trigliserid isimli bir yağa çevirir. Bu yağın bir kısmı karaciğerde depolanırken bir kısmı da kan dolaşımına verilir. Uzmanlar karaciğer yağlanmasının birincil nedenini aşırı fruktoz tüketimi olarak göstermektedir. Elbette ki bir oturuşta bir kilo üzümü veya yarım karpuzu yemek zararlıdır. Ancak bu sorunlar meyvedeki fruktozdan kaynaklanmaz. Peki, bu kadar fazla fruktozu nasıl alabiliyoruz diyorsanız cevap olarak; bisküviden çikolataya, sosislerden hamburgerlere, yoğurtlara kadar hemen her üründe şeker yerine kullanılan yüksek fruktozlu mısır şurubudur deriz.

  1. Şeker İnsülin Direncine Neden Olur

Yüksek şeker ve yağ içeren Batı tipi beslenmenin önemli bir zararı da insülinin gerektiği gibi çalışmayı bırakmasıdır. Yani hücreler ona “dirençli” hale gelir. İnsülin vücutta çok önemli bir hormondur. Glikozun kan dolaşımına ve hücrelere girmesine izin verir ve hücrelere yağ yerine glikoz yakmasını söyler. İnsülin direnci için obezite, kalp-damar hastalıkları ve özellikle tip 2 diyabet gibi kandaki şeker miktarının etkilediği hastalıkların önde gelen itici gücü diyebiliriz. Kanda normalden fazla glikozun olması toksiktir ve körlük gibi şeker hastalığının komplikasyonlarının nedenlerinden biridir. Birçok çalışma şekerin, özellikle büyük miktarlarda tüketiminin, insülin direnciyle ilişkili olduğunu göstermiştir.

  1. İnsülin Direnci Tip 2 Diyabete Dönüşebilir

Hücrelerimizde insülin direnci arttıkça, insülin salgısını üretmekle görevli pankreastaki beta hücreleri bu direnci kırmak için yeterli üretim yapamaz. Bu durumda hücreler glikozu soğuramaz ve kandaki şeker miktarı giderek artar. Bu çok önemlidir, çünkü kronik olarak yükselmiş kan şekeri ağır hasarlara neden olabilir. Bu noktada kan şekeri seviyeleri hızla artmakta ve kişiye tip 2 diyabet teşhisi konulmaktadır. Şekerin insülin direncine neden olabileceği göz önüne alındığında, şekerli gıdalarla beraber paketli meyve sularını, asitli içecekleri tüketen kişilerin Tip 2 diyabet riskinin yüzde 83’e kadar yükseldiğini görmek şaşırtıcı değildir.

  1. Şeker Kansere Davetiye Çıkarıyor

Kanser, kontrolsüz büyüyen hücrelerin çoğalması ile karakterize edilir. İnsülin, bu tür bir büyümeyi düzenleyen ana hormonlardan birisidir. Bu nedenle, birçok bilim adamı, şeker tüketiminin bir sonucu olarak insülin seviyesinin sürekli artmasının kansere katkıda bulunabileceğine inanıyor. Buna ek olarak, şeker tüketimiyle ilişkili metabolik sorunlar vücutta oluşan iltihabın bilinen bir nedenidir ve kanserin bir diğer potansiyel sebebi de budur. Birden fazla araştırma, şeker tüketen kişilerin kansere yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.

    7. Şeker Yedikçe Acıkırsınız

Farklı gıdalar, beynimizde ve besin alımını kontrol eden hormonlar üzerinde farklı etkilere sahiptir. Çalışmalar, fruktoz ve glikozun beyindeki tokluk hissinde aynı etkiye sahip olmadığını göstermiştir. Yapılan araştırmada bir grup insana fruktozla şekillendirilmiş besin ve diğer bir gruba glikozla şekillendirilmiş besin verildi. Daha sonra, fruktozlu besin alanların beyinlerinde ki tokluk merkezlerinde daha az aktivite görüldü. Ayrıca kendilerini aç hissettiklerini belirttiler. Yapılan başka bir çalışmada ise fruktozun açlık hormonu olarak bilinen “Ghrelin” hormonunu neredeyse glikoz kadar indirgemediği gösterilmiştir. Yani fruktoz beyinde tokluk hissi oluşturmaz. Bu da şu demek; hamburger, bisküvi, şekerleme gibi işlenmiş gıdaları tükettiğinizde daha çok acıkırsınız.

  1. Şeker Bağımlılık Yapar

Doğal gıdalardan daha fazla maruz kaldığımız şeker ve birçok abur cubur ile ilgili sorun onlardan vazgeçemediğimizdir. Bunun nedeni şekerin bazı kötü niyetli ilaçlar gibi beyinde yüksek dopamin salınımına neden olmasıdır. Yüksek dopamin bağımlılığın başrol oyuncusudur.

  1. Şeker Obeziteye Yol Açar

Şeker hem çocuklarda hem de yetişkinlerde obezitenin nedenidir. Tüm yaş grupları içinde en çok şeker tüketen insanların aşırı kilolu olma ihtimali çok yüksektir. Birçok çalışma şeker tüketimi ile obezite arasındaki bağlantıyı incelemiş ve güçlü bir istatistiksel ilişki bulmuştur. Her gün şekerli yiyecek ve içeceklerin tüketilmesinin obezite riskini yüzde 60 oranında arttığını göstermiştir. Özellikle bu bağlantının çocuklarda çok daha güçlü olduğu bilinmektedir. Kilo vermeniz gerekiyorsa yapabileceğiniz en önemli şeylerden birisi şeker tüketimini önemli ölçüde azaltmaktır.

  1. Kalp Sağlığınız İçin Şeker Yerine Tereyağı Tüketin

Uzun yıllardır uzmanlar kalp rahatsızlığı için tereyağını suçlamışlardı. Ki bu söylem dünyadaki en büyük talihsizliklerden birisidir. Bununla birlikte yeni çalışmalar tereyağının zararsız olduğunu hatta vücudun temel faaliyetlerinin sağlıklı sürdürülmesi için alınması gerektiğini göstermektedir. Tabi ki almamız gereken tereyağı otlayan hayvanlardan elde edilen sütle yapılmış hakiki köy tereyağıdır. Kanıtlar, yağ içermeyen fruktozun metabolizma üzerindeki zararlı etkileri nedeniyle kalp hastalığının önde gelen nedenlerinden biri olabileceğini ortaya koyuyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, birçok gözlemsel çalışma şeker tüketimi ile kalp hastalığı riski arasında güçlü bir istatistiksel ilişki olduğunu göstermektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.