Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Bilgilihocam

Vücut Kaşıntılarının Nedenleri Ve Tedavi Yöntemleri

Vücut Kaşıntılarının Nedenleri Ve Tedavi Yöntemleri

Vücut Kaşıntılarının Nedenleri Ve Tedavi Yöntemleri

Kaşıntı tanım olarak, deri hücrelerinin veya deride biten sinir hücrelerinin bazı sebeplerden dolayı uyarılması sonucu oluşan ve karşı konulamayan bir istektir. Uzun süre devam etmeyen kaşıntılar normal sayılır ve zararlı dış etkenlere karşı uyarıcıdır. Ancak kaşıntı devam ediyorsa, bu durumun bazı hastalıklarla ilişkili olduğu bilinmelidir ve tedavi edilmelidir. İleri derece kaşıntı, pek çok insanı rahatsız etmenin yanı sıra uykusuzluk, gerginlik hatta depresyona kadar götürebilen etkiler göstermektedir. Basit gibi görünse de kaşıntı bazı durumlarda, bir hayli karmaşık sorunlarla birliktelik gösterir. Bağırsak parazitlerinden kanser hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlık kaşıntıya neden olabilmektedir.

Kaşıntının En Sık Rastlanan Nedenleri

Vücut kaşıntıları esas olarak dört ana sebepten kaynaklanır. Cilt hastalıkları, sistemik hastalıklar, sinir sistemi bozuklukları ve psikolojik durumlar kaşıntının ana nedenlerini oluşturur.

-Kaşıntı en çok derinin yeterince nemli olmamasından kaynaklanan kuruluktan dolayı oluşur. Özellikle yaşlı kişilerde derinin esnekliği ve su tutma özelliği azaldığı için, kuruluğa bağlı kaşıntı daha çok görülür.

-Sert yani alkali yapılı sabunlarla vücudu yıkamak veya çok sıcak suyla temas etmekte kaşıntıya neden olur.

-Saçlı deride görülen kaşıntı ise çoğunlukla şampuanlardan, saç boyalarından ve doğal olmayan sabunlardan kaynaklanır. Bu durumda saç derisinde yağlı bir egzama görülür ve kaşıntıyla birlikte saç dökülmesine neden olur. Saç derisinde kaşıntıya neden olabilen bir başka durum ise şeker hastalığıdır. Özellikle saçlı deride uzun süren kaşıntı görülüyorsa, saç diplerinde kuruluk ve hassasiyet hissediliyorsa bu durum kandaki şeker düzeyiyle alakalı olabilmektedir.

-Banyo kesesi, vücudun ölü hücrelerini atmak için faydalıdır. Ancak bu durum, aşırıya kaçıldığı takdirde deri kuruluğuna dolayısıyla kaşıntıya neden olmaktadır.

-Alkol, kolonya gibi ürünler deriyi kurutur ve kaşıntıya neden olur.

-İlaç alerjisi de kaşıntıya neden olan etkenlerdendir. Özellikle tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları kaşıntıya neden olabilmektedir. Uzun süreli antibiyotik kullanımı da mantar enfeksiyonunu tetikleyerek kaşıntıya sebep olur.

-Kişi cildini nemlendirmesine rağmen, uzun süreli ve geçmeyen kaşıntılar yaşıyorsa bu durum vitamin eksikliği, böbrek, karaciğer, tiroit, kansızlık, kanser gibi hastalıklardan kaynaklanabilmektedir.

-Sentetik her türlü ürün, hava geçirgenliğine sahip olmadığından dolayı, bu tür ürünler giyildiğinde alerji ve kaşıntı kaçınılmazdır.

-Aşırı sıcak ve aşırı baharatlı yiyecekler damarların genişlemesine ve vücut ısısının artmasına neden olarak kaşıntıyı tetikler.

-Bu fizyolojik etkiler dışında psikiyatrik sorunların ve stresinde kaşıntıya neden olduğu bilinmektedir.

Kaşıntı Tedavisi

Kaşıntı tedavisinde öncelikle kişi, vücudunu hem içten hem de dıştan yeterince nemlendirmelidir. Tahriş edici ve kimyasal sabunlar, şampuanlar ve kıyafetlerden kaçınmalıdır. Banyoyu ılık suyla almalı ve işlenmiş gıdalardan tamamıyla uzak durmalıdır.

Bunlar dışında kaşıntı yine de devam ederse bir dermatoloğa başvurulmalıdır. Eğer kaşıntı sedef, mantar, egzama, ürtiker gibi bir deri hastalığından kaynaklanıyorsa genellikle alerjiyi kesen ilaçlar, nemlendirici kremler, kortizonlu ilaçlar kullanılır. Eğer gerekli görülürse kortizonlu iğneler ve haplarda tedavide tercih edilir.

Deride fazla belirti göstermeyen uyuz ve bit gibi durumlarda görülen kaşıntılar, çok kolay tedavi yöntemleriyle ortadan kaldırılabilmektedir.

Psikolojik durumlardan kaynaklanan kaşıntılarda daha çok sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam önerisinde bulunulur.

Eğer kaşıntı bir iç hastalıktan kaynaklanıyorsa öncelikle kan testleri yapılır ve kaşıntıya neden olan hastalık teşhis edilir. Bu tür hastalıkların kendi tedavi süreçlerinde, kaşıntıda otomatik olarak ortadan kalkar. Yine de kaşıntı için kullanılan kremler, nemlendirici losyonlarda hekim tarafından önerilerek kaşıntının çok daha hızlı bir biçimde tedavi edilmesi sağlanır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.