Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Bilgilihocam

Ağlamanın Psikolojik Ve Fizyolojik Faydaları

Ağlamanın Psikolojik Ve Fizyolojik Faydaları

Ağlamanın Psikolojik Ve Fizyolojik Faydaları

Ağlamak ortak bir insan eylemidir ve birçok farklı duygu tarafından tetiklenebilir. Kadınlarda prolaktin hormon seviyesinin yüksek olması ağlamayı daha çok teşvik etse de dünya genelinde toplumlarda erkekler ağlamaz şeklinde yanlış bir kanı mevcuttur ve bu durum erkeklerin gözyaşının muazzam faydalarında mahrum kalmasına neden olmaktadır. İstatistikler kadınların ayda ortalama 5,3 kez, erkeklerin ise 1,3 kez ağladığını göstermektedir.

İster bir soğan doğrarken isterse üzücü bir filmden sonra akıtılan gözyaşı, şaşırtıcı bir şekilde size yardımcı olacaktır. Araştırmalar, ağlamanın hem bedenimizde hem de zihnimizde çok çeşitli faydalarının olduğunu göstermektedir. Bu faydalar bir bebeğin ilk doğduğu andan itibaren ağlamasıyla birlikte başlar.

İşte ağlamanın psikolojik ve fizyolojik faydaları:

1-Gözleri Temizler Ve Korur

Gözyaşı, duman ve toz gibi etkilere maruz kalan gözlerimizi temizler. Özellikle soğan doğrarken sürekli dökülen gözyaşı, gözün içini yağlandırır ve enfeksiyonlara karşı korunmasına yardımcı olur. Soğan doğrandığı sırada içerisinde bulunan bir kimyasal madde açığa çıkar ve göz yüzeyine çarpıp sülfürik asit üretir. Bu sayede gözyaşı bezleri bu kimyasalın dışarı atılması için sürekli yaş döker. Gözyaşı ayrıca gözkapaklarımızda, hem anti-bakteriyel hem de antiviral olan enzimleri besleyen glikozu içerir. Gözyaşının içerisinde %98 oranında su bulunmakla birlikte geriye kalan kısmında glikoz yani şeker, tuz ve diğer organik bileşenler bulunmaktadır.

2-Sakinleştirir, Stresi Hafifletir

Gözyaşı kişinin rahatlamasına yardımcı olur. Hatta kişinin rahatlamasını sağlayan en iyi mekanizmalardan birisidir. Araştırmalar, ağlamanın parasempatik sinir sistemini yani PNS’ yi aktifleştirdiğini göstermektedir. PNS, vücudumuzun dinlenmesini ve sindirim sistemimizin düzenlenmesini sağlar. Ancak ağlamanın bu şekilde bir etkisi için gözyaşı birkaç dakika sürmelidir. Stres sırasında ise vücudumuza bazı kimyasallar salınır. Bu kimyasalların ne olduğu bilinmemekle birlikte araştırmalar ağlamanın bunları ortadan kaldırdığını göstermektedir. Stresin azalması, kalp ve beyinde stresten dolayı meydana gelen hasarın önlenmesine yardımcı olacaktır.

3-Ağrıyı Hafifletir

Ağladığımız sırada oksitosin ve endorfin hormonları salınır. Bu hormonlar duygusal acının azalmasını sağlar. Endorfin hormonu serbest kaldıktan sonra vücudumuz biraz uyuşuk bir aşamaya geçer. Oksitosin salındığında ise kişiye sakin ve huzurlu bir his verir.

4-Ruh Halini Geliştirir

Gözyaşı ağrıyı dindirmeye yardımcı olmakla birlikte özellikle ruh halimizin iyileşmesine yardımcı olur. Örneğin sabah serin bir havada uyandığımızda çok hızlı nefes alırız ve soğuk havadaki solunum beynin sıcaklığını düzene sokar hatta beyin ısısının düşmesine yardımcı olur. Gözyaşıyla birlikte beyin ısısı düzene girer ve düşük ısıdaki bir beyin, vücut ve zihin için daha faydalıdır.

5-Duygusal Dengeyi Sağlar

Ağlamak sadece üzüldüğümüz zamanlarda olmaz. Bazen son derce mutlu olduğumuz anlarda ağlarız ve bu şaşırtıcı değildir. Yale Üniversitesi’nde ki araştırmacılar, bu şekilde bir ağlamanın duygusal dengeyi düzeltmeye yardımcı olabileceği düşünmektedir.

6-Bebeklerin Rahat Nefes Almasını Sağlar

Gözyaşı bebekler için çok önemlidir. Bebekler konuşamadığı için ihtiyaçlarını ağlayarak belirtirler. Acıktıklarında, altlarını ıslattıklarında hep gözyaşına sarılırlar. Bebek ana rahminde olduğu süre içerisinde nefesini, gerekli oksijeni göbek bağı aracılığıyla alır. İlk doğduğu andan itibaren ise gözyaşı, bebeğin özellikle ciğerlerinin dış dünyayla adapte olmasını sağlayan en önemli unsurdur. Ağlamak ayrıca bebeklerin akciğer ve burun yollarının temizlenip, ağızlarında bulunan ekstra sıvıların yok edilmesini sağlar.

 7-Bebeğin Rahat Uyumasını Sağlar

Gözyaşı bebeklerin özellikle geceleri daha iyi uyumasını sağlar. Ağlamak, bebeklerin hem uyku uyuma sürelerini arttırır hem de gece boyunca sık sık uyanmalarını engeller. Ayrıca yapılan araştırmalar, ağlayan bebeklerde stres artışının olmadığını ve ağlamanın ebeveyn-çocuk bağını olumlu etkilediğini göstermiştir.

8-Burnu Temizler

Gözyaşı burnumuzun temizlenmesine yardımcı olur. Gözyaşı kanalları yoluyla gözyaşımız mukusla karşılaşır ve burun kanallarına akmaya başlar. Mukusla birlikte yeterli miktarda karışan gözyaşı, burnu nemli tutar, gevşetir ve zararlı bakterilerin akarak dışarı atılmasını sağlar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.