Son Konu

şifalı çaylar

bilgiliadam

Yeni Üye
Katılım
16 Ağu 2017
Mesajlar
1,516,397
Tepkime
42
Puanları
48
Credits
-46,831
Geri Bildirim : 0 / 0 / 0
şifalı çaylar Uzmanlar, çoğu ilacın temelinde bulunan bitkilerin çaylarının da birer şifa kaynağı olduğunu belirtiyor Bitkilerle tedavinin tekrar tekrar için ilaç tedavisinden daha uzun süreceğini bildiren uzmanlar, “Bitkiler hastalığa yakalanmadan önce önlem olarak kullanılmaya başlanmalı, basit hastalıklar bitki çayları, kompresler ve bitkilerden üretilmiş yağlarla tedavi edilmeli Önemli hastalıklarda da doktorun verdiği tedaviye paralel olarak bitkilerden yararlanılabilir dediDoğada şifalı bir çok bitkiden şifalı çaylar elde edilebileceğini kaydeden uzmanlar, bitki çayı hazırlarken de şu tavsiyelerde bulundu: “Bitki çayı hazırlarken bilhassa taze kaynamış klorsuz su kullanılmalı Çoğu hastalıkta klorun zararlı olduğu saptanmıştır Suyunuzu kaynattıktan sonra bir iki dakika dinlendirin Porselen bir demliğe önce çayını yapacağınız bitkiyi koyun ve üstüne zorunlu miktarda su ekleyin Genel Olarak 1 tatlı kaşığı kuru ya da bir avuç taze ot için dörtte bir litre su uygulamak gerekir Çayın demlenmesi için 25 dakika yeterlidir Kök bitkilerden nehir yapacağınız süre (zencefil, havlıcan gibi) aynı miktarda su ve bitkiyi birlikte cezveye koyup kaynatma aracılığıyla çayınızı yapabilirsiniz Şifalı çay elde edilen şifalı bitkilerden bazıları şunlar: Ihlamur: Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkin ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır Bilhassa akşam saatlerinde pozitif içmemeye dikkatli olmak gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa niçin olabilir Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından nedeniyle anemi durumunda kullanılmasında üstünlük vardır Öteki çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız süre için ve yeniden kaynatmayın Çünkü uzun zaman kaynatılıp içilen ıhlamur size yarardan fazla zarar verebilir Yogi Çayı: Hintli yogilerin içtiği baharatlı bir çay Tam da kış mevsimine uygun, yani ısıtıcı Ayurvedik bir akarsu yogi çayı ve yoğun baharatların karışımından oluşuyor Bu çayı sıralamak için ufak bir tencereye bir tutam kabuk tarçın, 45 kakule her birine, 1 ufak kök zencefil, 2 karanfil ve 45 adet tane karabiber koyun Üstüne 2 su bardağı su ilave edip 5 dakika değin kaynattıktan sonra dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı siyah akarsu ekleyip azıcık demlendirip süzün Dilerseniz sütle karıştırıp için Isırgan: Isırgan, çoğu rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar bahçelerde bolca yetişen bir ottur Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir Hem nefrit, sarılık, idrar yolları taşları ve özellikle kansere aleyhinde günde 34 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır Isırgan çayını sıralamak için birey başına bir tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ısırganotu yeterlidir Biberiye: Bu hoş kokulu bitkinin kullanılmadığı hastalık yok gibi Özellikle kan dolaşımı hastalıklarına, romatizma ve astım hastalıklarına, mide ve bağırsak gazlarına karşısında kullanıldığı gibi ağır yemeklerden sonra içildiğinde sindirimi kolaylaştırır Keza bronşit, öksürük, migren, gastrit, başağrısı, ağrılı adet, düşük kan basıncı, kabızlık, safra kesesi taşı, ishal ve karaciğer rahatsızlıklarında da kullanılır Güzel bir tat vermesi açısından biberiye çayına bir parça da kabuk tarçın atabilirsiniz Rezene: Rezene, Ege Bölgesi pazarlarında bahar aylarında bol yer alan bir bitkidir Rezene çayı özellikle gaz ve kramp ağrılarında, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır Özellikle bebeklerin gazlı olduğu zamanlarda sık başvurulan bir ilaçtır rezene çayı Öksürük ve soğuk algınlıklarında ve çocuklarda boğmaca hastalığı esnasında rezene çayı yararlıdır Listeyi uzatmak muhtemel: Hıçkırık, bulantı, idrar yolları iltihabı, böbrek taşları gibi çoğu durumda rezene çayına başvurabiliriz Hindiba: Hem salatalarda, keza de haşlanarak zeytinyağı ve limon ilavesiyle kullanılabilen hindiba iyi bir idrar söktürücüdür Karaciğer hastalarının, romatizmalıların ve şeker hastalarının sofralarının başköşesine oturtması gereken otlardan biridir hindiba ve bunlardan başka bağırsakları yumuşatır, müzmin romatizma, gut, böbrek ve safra kesesi hastalıklarında yararlıdır Hindiba köklerinden yapılan kahve iyi bir iştah açıcıdır Romatizma hastaları ilkbahar ve sonbaharda 46 hafta arası sabah ve akşam hindiba çayı içerek kür yapabilirler ve faydasını da çabucak görürler Hindiba çayı düzenlemek için kişi başına 12 tatlı kaşığı doğranmış hindiba kullanılır Nane: Nane çayı, mide ve bağırsak gazlarında, bulantı ve kalp çarpıntısında içilir Sindirim sistemi rahatsızlıklarında, karın ağrısı, ishal, safra kesesi taşı, baş ağrısı, migren, sinüzit, diş ağrısı, halsizlik, bronşit, öksürük gibi rahatsızlıklarda da tedavi edici özelliği olan nane, nefes darlığında da şöyle kullanılabilir: Bir tülbentin üzerine bal konur, üzerine taze ya da kuru nane yaprakları serpilir ve yatmadan önce göğüs üzerine bağlanır, sabaha kadar bırakılır Kekik: Kekik çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor Kekik yağından elde edilen timol birçok ilaçta, hatta ameliyatlarda bere arındırmak için kullanılıyor Eski zamanlarda salgın hastalıklarda kullanılan kekik günümüzde de grip salgınlarında bol bol kullanılmalı Ve boğmaca olana, öksürene, bronşite yakalanana, midesi rahatsız olana, ishal olana, adet sancısı çekene kekik çayı içirmeli Haşere sokmalarında deriye sürülerek kullanılan kekik, cilt hastalıklarında da banyo suyuna atılarak kullanılabiliyor Zencefil: Ayurveda ve Çin Tıbbı nda 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında arıtıcı, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip Ayrıca faranjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını çoğaltmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefilzerdeçalbal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar Adaçayı: Kızılderililerin kutsal bitkisi sayılan adaçayı, Akdeniz yöresinde bol bol yetişir Antibiyotik hap görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi kazanç ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur Keza dolaşım sistemi hastalıklarında, kan basıncı düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, asap hastalıklarında da kullanılır Bilhassa boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz Elma: Elma, besin değeri dışarıya nefes darlığı ve yürek hastalıklarına karşı koruyucudur Vücuttan toksinlerin atılmasına muavin olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, başağrılarına iyi kazanç Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır ve göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla minik parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak dere olarak tüketebilirsiniz alıntıdır  
 
Üst Alt