Son Konu

Unesco'nun Hoşgoruye Dair İlkeleri

bilgiliadam

Yeni Üye
Katılım
16 Ağu 2017
Mesajlar
1,516,397
Tepkime
32
Puanları
48
Credits
-6,413
Geri Bildirim : 0 / 0 / 0
unesco'nun hoşgoruye dair ilkeler bildirgesi,
unesco'nun hoşgoru maddeleri,
unesco'nun hoşgoru ilkeleri

Birleşmiş Milletler 1995 yılını Hoşgoru Yılı olarak ilan etti UNESCO da 16 Kasım 1995 tarihinde Hoşgorunun İlkeleri Bildirgesini yayınladı, bildirgenin 1 maddesinde hoşgorunun anlamı vurgulanıyor
Unesco'nun Hoşgoruye Dair İlkeleri

Hoşgoru, dunyamızdaki kulturlerin zengin ceşitliliğini, ifade bicimlerini ve insan olmanın yollarını kabul etmek, bunlara saygı gostermek bunların değerini bilmektir Hoşgoru, bilgiyle, acıklıkla, iletişimle ve duşunce, vicdan ve inanc ozgurluğuyle beslenir Hoşgoru ceşitlilik icindeki uyumdur Hoşgoru, yalnızca ahlaki bir gorev değil, aynı zamanda siyasi ve hukuki bir gerekliliktir Barışı olanaklı kılan erdem, yani hoşgoru, barış kulturunun savaş kulturuyle yer değiştirmesine katkıda bulunur

Hoşgoru, kabullenme, lutfetme veya goz yumma değildir Hoşgoru, hepsinin uzerinde, başkalarının evrensel insan haklarının ve temel ozgurluklerinin tanınmasıyla teşvik edilen etken bir tavırdır Hoşgoru hicbir koşulda, bu evrensel değerlerin ihlal edilmesini meşrulaştırmak icin kullanılamaz Hoşgoru, bireyler, gruplar ve Devletler tarafından uygulanır

Hoşgoru, insan haklarını, coğulculuğu (kulturel coğulculuğu da icine alan), demokrasiyi ve hukuk devletini destekleyen sorumluluktur Hoşgoru, dogmatizmi ve mutlakcılığı reddetmeyi icerir ve uluslararası insan hakları mevzuatına yerleştirilmiş standartları onaylar

İnsan haklarına saygıyla tutarlı olarak, hoşgoru uygulaması, toplumsal adaletsizliğin hoş gorulmesi veya inancların terk edilmesi veya zayıflatılması anlamına gelmez Hoşgoru, kişinin kendi inanclarına bağlı olmakta ozgur olması ve başkalarının da kendilerine ait inanclara bağlı olduğunu kabul etmesi demektir Hoşgoru, gorunuşu, durumu, konuşması, davranışı ve değerleri doğal olarak farklı olan insanların barış icinde ve oldukları gibi yaşama hakkına sahip oldukları gerceğini kabul etmek demektir Hoşgoru, aynı zamanda, birisinin goruşlerinin zorla başkalarına kabul ettirilmemesi demektir



Bu bildirgede Birleşmiş Milletler'in bircok sozleşme ve belgesine gonderme yapılmış bulunuyor Bu sozleşme ve belgelerin hepsine değinmemiz sure nedeniyle olanaksız, ama, ornek olarak ikisini kısaca analım Bunlardan birisi Her Turlu Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Sozleşmesidir Bu sozleşmenin başlangıc bolumunde, Irk ayrımına dayalı ustunluk oğretileri bilimsel bakımdan yanlıştır, ahlakca kınanması gerekir, toplumsal bakımdan haksız ve tehlikelidir ve herhangi bir kuram ve uygulamada ırk ayrımcılığını haklı gosterecek hicbir dayanak yokturanlamındaki sozlerle ırkcılık, acık ve kesin bir dille reddedildi

Dunyada barış, adalet ve ozgurluk icin en ciddi tehditlerden biri de din ve inanca dayalı hoşgorusuzluktur Bunu goz onune alan Birleşmiş Milletler, Din ya da İnanca Dayalı Her Turlu Hoşgorusuzluk ve Ayrımcılığın Kaldırılmasıkonusunda da bir bildirge kabul etti Bildirge din ve inanc ozgurluğune ilişkin konularda anlayış, hoşgoru ve saygıyı geliştirmeyi ve bu konuda ortaya cıkan hoşgorusuzluğu her bicim ve gorunuşuyle ortadan kaldırmayı amaclıyor Ozetle soylemek gerekirse Birleşmiş Milletler, insanlar, uluslar ve devletler arasındaki ilişkilerin barış, dostluk ve hoşgoru icinde yurutulmesi ve uyuşmazlıkların cozumunde şiddetin hicbir bicimde arac olarak kullanılmaması icin cabalarını surduruyor
 
Üst Alt