Akupunkturun tarihçesi

Katılım
25 Ara 2016
Mesajlar
351,453
Tepkime puanı
4
Puanları
38
Yaş
31
Akupunktur; dünyada hemen hemen uygulanan en eski tıp bilimlerinden birisidir Günümüzden 5000 yıl öncesine dayanan bu tıp bilimi gün geçtikçe tüm dünyada da saygın yerini alarak ilerlemektedir Günümüzden tam 4700 yıl önce Çin'in Sarı krallık döneminde yazılan Huang Di Nei Jing Klasik Dâhiliye Kitabındaki günümüzdeki tıp alanında yazılmış en eski kitap olarak bilinir Bu kitabın Akupunktur ve Moksa ile ilgili (ısı ile yapılan bir tedavi ) Çin Tıbbının babası olarak bilinen Shen Nung'dan bile daha önce yazılmış olduğu söylenir
Shen Nung'a göre vücutta bir enerjinin var olduğu; bunun da vücudun her yerinde dolaştığı söylenir Çin'de bu enerjiye Qi Çi adı verilir Çi, vücudun ruhsal, emosyonel tavır, davranış, mental akıl ve de fiziksel aktivitesi olarak kabul edilir Çin deki bu inanışa göre; Çi enerji; YİN negatif ve YANG pozitif anlamında evrensel güçlerin etkisi altındadır Çindeki bu inanışa göre vücut enerjisinin (Çi) herhangi bir azlığı, denge bozukluğu veya kesintiye uğraması Yin ile Yang'ın arasındaki dengenin de bozulmasına neden olur ,bu da kişilerin hasta olmasına yol açar
Çin tababetine göre Çi Enerji; vücutta bazı özel meridyenler ve kanallar ile taşınır ve dolaşır Bu meridyenlerin 12 adeti vücudun her iki tarafında olmak üzere çifttir Ayrıca vücudun ön ve arka kısmından giden 2 ekstra meridyen vardır Bu meridyenler vücudun dikeysel olarak deri altından bir yukarı bir aşağı dolanır Bu meridyenler üzerinde de akupunktur noktaları bulunmaktadır Meridyen boyunca enerji akımındaki herhangi bir tıkanıklık, eksiklik veya denge bozukluğu Yin ve Yang arasındaki dengeyi de bozacağından hastalıklar meydana çıkar İşte Akupunktur bu dengeyi sağlamak için meridyen üzerindeki özel akupunktur noktalarına iğne batırmak suretiyle yapılır Böylece hastalığı yenmek için belirli aralıklarla seanslar (15–45 dakika) şeklinde uygulanır
Yin ve Yang akupunktur tedavisindeki tartışmalarda kullanılan en önemli bir teori (Tao filozofisi) haline gelmiştir
TAO filozofisi:
YİN negatif, kadın, gece, karanlık, pasif, soğuk, nem, elektron, baz
YANG pozitif, erkek, gündüz, aydınlık, aktif, sıcak, kuruluk, proton ve asit i temsil eder Dikkat edilirse bu her iki öğe:
1Birbirine zıt, (negatif pozitif)
2Birbirlerini takip eden (gece bitince gündüzün gelmesi gibi )
3Birbirlerini çeken bir güç olması(negatifin pozitifi çekmesi gibi )
4Her bir öğenin az da olsa birbirlerini kendi içinde barındırması veya birbirine dönüşebilmesi
5Birbirlerini doğurması neslini devam ettirmesi(Her kadının (Yin) veya erkeğin (Yang)bir annesi(Yin) bir de babası (Yang) vardır
Çin'deki bu inanışa göre bu öğeler sağlıklı vücutlarda hep bir denge içindedir Yin meridyenler vücudun daha çok korumaya muhtaç olan iç kısımlarında (kol ve bacakların medial iç kısmında) bulunurken, Yang vücudun ve uzuvların (bacak ve kol )dış ve arka kısmında yer alır Burada da görüldüğü gibi iç kısımlar (kıllardan az olan bölgelerdir) korunmaya muhtaç Yin kadınsıdır Bacak ve kolların ön ve dış ce arka kısımları (kıllı olan kısım) darbelere daha dayanıklı olan Yang erkektir
Akupunktur tedavisinde kullanılan en eski tedavi amaçlı iğneler İsa'dan 550 yıl önce BİAN adı verilen sert taşlardan yapılmıştır İlk bulunan
Gene eski Mısır'a baktığımızda (günümüzden 2500 sene önce ) Hiyelografik yazılarında Mısırlılar akupunktur iğnesi ile kulağın belirli bölgesini dağlayarak siyatik tedavisinde kullanıyorlardı
1911 yılındaki Çin'deki krallık dönemi bittikten sonra Çin kapalı bir kutu dönemini kapattıktan sonra Akupunktur daha fazla yayılmaya başlamıştır Bu yayılma özellikle 1944 den sonraki Başkan Mao Zedong' un bu konuya önem vermesi ile de hız kazanmıştır Akupunktur 1945 yılında Çin'de ilk defa enternasyonal bir hastane de uygulanmaya başlanmıştır1948 yılından itibaren de resmi olarak eğitim verilmeye başlamıştır
1970 yılından itibaren WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından onaylanmış ve desteklenmiştir
1998 yılında ise Amerika'nın NIH (National Institute of Health Ulusal Sağlık Örgütü) tarafından da akupunkturun birçok hastalığın tedavisinde çok etkin olduğunu açıklamıştır
İlk defa 1972 yılında Amerikan başkanı Çin'i ziyaret etmiştir Hatta o dönemde Amerikalı gazetecilerden biri apandisit ameliyatını akupunktur anestezisi altında hiçbir genel anestezi yapılmadan ağrısız bir şekilde uygulanmasını müteakip Amerikalı bilim adamları bu tarihten itibaren akupunkturla çok yakından ilgilenerek eğitim almaya başlamışlardır
Avrupa ülkelerine baktığımızda akupunkturla ilk ilgilenen ülke 2 Dünya Savaşı sıralarında (1945) Fransa olmuştur
Önceleri alternatif tıp olarak tanımlanan akupunktur artık tamamlayıcı tıp olarak tanımlanmaktadır
Almanya , Fransa, İsviçre,ABD ve İngiltere gibi ülkelerde akupunktur yöntemleri uygulanmakta olup, bu yöntemleri uygulayan tedavi merkezleri üniversiteler ve vakıflar tarafından desteklenmekte ve teşvik edilmektedir Amerika,İsviçre ve Almanya'da Sağlık Sigorta şirketleri, akupunktur tedavisinde sigorta kapsamı içine almış bulunmaktadırlar Ülkemizde de artık üniversitelerde akupunktur poliklinikleri açılmaya başlanmıştır
Bugün Türkiye'de bulunan Tıp Fakültelerinin uygulamalı hastanelerinin hemen hemen yarısında Akupunktur uygulanmaktadır Ayrıca Bakanlık 17 Eylül 2002 yılında Akupunktur yönetmenliğini geliştirerek son haline getirmiştir
30 yıldır dünyadaki hemen her tıp fakültesi ve üniversitelerinde yaygın bir şekilde uygulanmaktadır Akupunktur Türkiye'de 29 Mayıs 1991'de Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak alternatif değil, bilimsel bir tedavi metodu olarak kabul edildi
Sağlık Bakanlığı son olarak 2002 yılında Akupunktur (17092002 tarih 24879 Resmi Gazete) tedavisi uygulanan özel sağlık kuruluşları ile bu tedavinin uygulanması hakkında yönetmeliği çıkarıp geliştirerek son haline getirmiştir Sağlık kuruluşlarında ''Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikası'' olmayan hekimler akupunktur tedavisi uygulaması yapamayacaklardır
 

Yazar: iltasyazilim
Article Title: Akupunkturun tarihçesi
Source URL: Bilgilihocam ,Forum Sitesi ,Bilgi Sitesi-https://bilgilihocam.com
Quote & Share Rules: Kaynağın dahil edilmesi şartıyla makaleden kısa alıntılar yapılabilir, ancak makalenin tamamı başka bir siteye kopyalanamaz veya yazarın izni olmadan başka bir yerde yayınlanamaz.
Üst