Ankara'da Savaş Rüzgârları

LV
0
 
Mesajlar
351,451
Tepkime puanı
6
Puanları
38
Awards
1
Yaş
32
KİTABIN SIRADAN
Ankara ’da Savaş Rüzgarları
KİTABIN YAZARI Kazım KARABEKİR
YAYINEVİ VE ADRESİ Emre Yayınevi
BASIM TARİHİ 1997

KİTABIN ÖZETİ :
Yakın tarihimize bir ışık tutmak maksadıyla Kazım KARABEKİR ’in varisleri kadar onun notlarının toparlanmasıyla meydana gelen bu eser yakın tarihimizle ilgili bilinmeyen tartışmaları gözler önüne sermiştir
Kazım KARABEKİR 1939 yılından 1946 yılına kadar olan vakit içerisinde, TBMM içerisinde olan tartışmaları gözler önüne sererken, 2 nci Dünya savaşına girilip girilmeyeceği, girilecekse kimin tarafında olunacağı, büyük Dünya devletlerinin tarihinden gelen emellerini , bunları 2 nci Dünya savaşı ile nasıl yerine getirmek istediklerini, bu emellerden Türkiye Cumhuriyeti ’nin nasıl ve ne kadar etkileneceğini anlatmaya çalışmıştır
Türkiye Cumhuriyeti ’nin bulunduğu coğrafi konumun yanına, Türk milletinin tarihten gelen savaş tecrübesi, askeri alanda gösterdiği başarılar ve beraber savaşa girdiği müttefiklere verdiği sözleri alıkoyma gibi özelliklerini haberdar olan devletlerin kendi emellerini yerine getirmek maksadıyla, Türk milletini kendi saflarına çekmek için sarf ettikleri çabaları göreceğiz Hem, yazar eserinde tek partili sistemin demokratik sistem içerisinde tatmin edici doyumu sağlayamadığının, iktidar partisi içerisinde ele alınan konulardan partinin görüşülmesini istediği konuları meclise aks ettirdiğini, bu durumda meclisin ve kamuoyunun olayların gidişatında yeterince bilgilerinin ve etkisinin olmadığının altını çizmiştir Bu eserde anlatılan dönemi iyi anlayabilmek için dönemin daha öncesine gidip olayları analiz etmek , dünya devletlerinin emellerinin ne olduğuna görmek gerekir
2 nci Kâinat harbinin ortaya çıkmasında etkin olan devletlerden biri de Rusya ‘dır Ilk Önce Rusya ’nın tarihten gelen emelleri nelerdir onlara bakalım Rusya Balkanlarda, siyasi ve askeri çıkarlarını elde etmek, daha sonra Kars Yaylası ’na yerleşmek ve buradan da boğazlara baskın olup sıcak denizlere açılmayı istemektedir
Çarlığın, bu amaçlı istila siyaseti iki devreye ayrılır Birincisi Almanların, Avusturya etrafında, ikincisi Almanların, Prusya etrafında toplanma zamanıdır 1 nci Devrede Ruslar, İngiliz ve Almanlarla iki taraflı çalışmışlardır2 nci devrede ise Almanlar, Rusları olduğu değin İngilizleri de korkutmuşlardır daha sonra Kırım Harbinde Ruslar mağlup olunca Orta Asya ’ ya döndüler, “ Boğazların anahtarı Asya steplerindedir dediler İlerleyen yıllarda Ruslar Almanlarla kimsesiz çaba edemeyeceğini anlayınca, 1907 ’de İtilaf Üçlüsünü kurdular Almanya ’nın en büyük ideali ise Alman birliğini kurduktan sonradan deniz fazla ülkelere açılmaktır Bunu ufak devletleri ele geçirmek veya müzahir yerleştirip, oraları Almanlaştırarak gerçekleştiriyorlardı
Dünya devletleri kendi emellerini yerine getirmek uğruna düşman gördükleri ülkelerle zeka anlaşmaya gitmekten çekinmemişlerdir Büyük devletlerin tarihten gelen emellerini gerçekleşmesi uğruna ufak devletlere arkadaş gibi görünüp onlardan yanlamasına bazı anlaşmalara imza atabilirler, buna karşın tek amaçları büyük ideallerini gerçekleştirmektir Bu idealleri uğruna devletlerle rahat anlaşmalar yapmışlardır Bu bakımlı anlaşmalar 2 nci Dünya Savaşı ’nın başlangıç anına dek devam etmiştir Oluşan Almanya – İtalya – İngiltere – Fransa cephelerine aleyhinde kimlerin onların yanına savaşa girmesi gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti ’nin savaşa girip girmemesi, girerse kimin tarafında olması gerektiği tartışmaları son esas kadar devam etmiştir
Savaşa girip girmeme ve yahut kimin tarafında girmesi gerektiği tartışmalarına etkisi olan sebeplerden biri de devletler arasındaki ikili anlaşmalardır Örneğin Türkiye Balkan Paktı ’na imza atmıştır Rusya ile de yapılan anlaşma gereği 2 ülkeye sınır olan devletlerle herhangi bir anlaşmaya gitmeyeceklerdir Bu durumda Rusya, Bulgaristan ’a saldırırsa ne gibi siyaset izlenmesi gerekir Türkiye Cumhuriyeti Akdeniz ’de çıkarları doğrultusunda İtalya ile savaşa girerse müttefiki Almanya ile de savaşacak mıdır? Bu gibi konuların TBMM‘de tartışılıp karara varılması gerekiyordu Almanya ’nın, İtalya konusunda vaat vererek, kendi yanlarında savaşa girmemizi istemeleri, kamuoyunda, Almanya ile savaşa girilmesi üzerinde siklet kazanmıştır
Rusya ile İtalya ,İngiltere – Fransa – Almanya arasında patlak veren savaşa hemen girmeyip kendi menfaatleri için daha yardımcı olacak zamanı beklemişlerdir
TBMM ’de Kazım KARABEKİR ve bir grup milletvekilinin görüşleri şöyleydi Büyük dünya devletleri, büyük ideallerini yapmak için ufak devletlere dost görünürler Onların bu amaçlarının bir aracısı olarak savaşa girmenin hiçbir mantığı olmadığıdır Savaşa girilecekse bunun tek sebebi vatanı müdafaa etmek olmalıdır Büyük devletlerden gerekli destek, savaş başlamadan önce alınıp gerektiğinde vatan savunması için kullanılması lazım gelir
Harpte seferberlik bildiri edildiğinde defalarca beraber, fark gözetmeksizin zengini, fakiri, adaletli bir şekilde vatan savunması için üstüne düşen görevi gerçekleştirmesi gerekir Kazım KARABEKİR Paşa ’ nın düşüncelerine tarafından, 2 nci Evren Harbinde, esas olan mesele; savaşın nasıl yönlendiği değil Türk milletinin emniyeti ve istiklalinin muhafazasıdır Savaşta yapılması gereken şunlardır: Ruslarla gerektiğinde savaşmaktan kaçınmayacağımızı uygulamak, sosyal yardıma sürat vermek ve haksız zenginliği önlemek dek hileli zarureti de durdurmak gerekmektedir Cephede ve cephe peşinde, savaşın ağır şartlarını her Türk ’ün eşit oranda paylaşması gerekir Sulh vaktinde savaş ekonomisinin esaslarını yapmak gerekir Kaynakların ve stokların savaşa tarafından hazır tutulması gerekir
Kazım KARABEKİR Paşa , dönemin hükümetine getirdiği eleştirileri eserinde şöyle sıralıyor: Seferberlik halinde iken ordumuzun ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla her şey vesikaya bağlanıyor Lakin Fransa ’da ekmeğin lokantalarda yüksek fiyatlarla satılması önlenemiyor, insanlar savaşa girmediği halde arpa karışımı ekmeği vesika ile alırken ayrıcalıklı ırk Fransa ’da ekmeklerle köpeklerini besliyorlar Bütün bu ortamda Yunanistan ’a İsmet İnönü ’nün emriyle 60 ton buğday satılıyor Bu da hudutlarda daha sonra istek baş göstermesine neden oluyor Kısacası millet savaşa girmediği halde savaşa giren ülkelerden daha pozitif savaştan etkilenmiştir
İngiliz sefiri, zamanın dışişleri vekili Şükrü SARAÇOĞLU ’na Almanlarla siyasi, iktisadi ilişkilerin kesilmesini istediklerini bildiriyor Şükrü Saraçoğlu, buna savaşa girmemizi isteseydiniz daha iyi olurdu diye cevap veriyor Bu savaşa girebilecek durumda olduğumuzu gösteren bir cevaptır Ama Kazım KARABEKİR Paşa önderliğinde bir grup milletvekili savaşa girmememiz gerektiğini düşünüyor ve nedenlerini şöyle sıralıyor; Almanlarla 1 nci Evren Harbinde Ruslara aleyhinde savaştıktan sonradan şimdi Ruslarla, Almanlara karşısında savaşmanın anlamını halkta dahil elde etmek üzere kimse çözemiyor Irk aralarında barıştırma vaktinde yeterince hazırlık yapılmadığı için tüm yurdun elden gitmesi ve yok olması endişesi vardır
08061942 günü Seyfi DÜZGÖREN, Recep PEKER gibi vekiller savaşa girmemiz gerektiği yolunda önerge verdiler Bu öneri grubunda kabul olundu, fakat Kazım KARABEKİR ve aynı düşüncede olan bir grup milletvekili ağır tenkitleri sonucunda Almanlar sebebiyet vermedikçe savaşa girilmemesi konusunda teklifte bulundular TBMM ’nde bu teklif kabul edildi
03041943 günü İsmet İnönüCHURCILLE bahis gerçekleştirmek için Kahire ’ ye gider Benzer gün Kazım KARABEKİR Paşa savaşa girilmesi şart ise sıcak savaş yerine müttefiklere asker göndermeyi önerge ettiler Yakın tarihimizde meydana gelen olayları günümüze değin ulaştıran bu eserler, tek partili sistemin demokratik hayat içerisinde ne dek yetkisiz kaldığını gözler önüne sermektedir
 

Yazar: iltasyazilim
Makale Başlığı: Ankara'da Savaş Rüzgârları
Kaynak URL'si: Bilgilihocam Güncelden Bilimsele-https://bilgilihocam.com
Alıntı ve Paylaşım Kuralları: Kaynak gösterilmek kaydıyla makaleden kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarın izni olmadan makalenin tamamı başka bir siteye kopyalanamaz veya başka bir yerde yayınlanamaz.
Üst