Hz Mevlananın Muhteşem Eseri Mesnevi-i Şerif

yaprak0135

Webmaster
Yönetici
Katılım
13 Nis 2018
Mesajlar
251,047
Puanları
1,075
Yaş
30
Konum
Türkiye
Hz Mevlananın Muhteşem Eseri 6.cilt+Şiirler+Kitaplar

Hz. Mevlana'nın Hayatı

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı"...
İçerigin Tamamını Görmek İçin Lütfen Giriş Veya Üye Olmanız Gerekmektedir ? Giriş yap veya üye ol.
 

yaprak0135

Webmaster
Yönetici
Katılım
13 Nis 2018
Mesajlar
251,047
Puanları
1,075
Yaş
30
Konum
Türkiye
Y O L A G İ R İ Ş

Hamdım, piştim, yandım, kül oldum elhamdülillah. ( Hz. MEVLANA )

(Dünyaya geliş, muradımızdı, dönüşü bulmak için, yanışa uymak için.) Bismillahirrahmanirrahim

Mücehhez dünyanın tek kurucusu. Her kulun,tek vericisi. Sevenin – sevmeyenin, bilenin – bilmeyenin kurtarıcısı. Yarattığı her varlığa kucak dolusu vergisi olan ALLAH'ım! Bağlantımı gönülden diledim, uymaya çalıştım, her türlü şerre arkamı verdim. Amin

Canlarım!

Bu yazımız diğer yazılarımızdan daha değişik bir şekilde yazıldı. Konu ile ilgili Ayetleri,hadisleri ve tebliğleri bir harfini değiştirmeden yazdık.

Herkesi dünyaya getiren bir annesi vardır,1980 senesinde elimden tutan ve benim mana alemine doğumumu sağlayıp, Hz. Mevlana, Yunus, Hz. Yesevi, Hz.Hamza, Hz.Ali, Hz. Ömer ve diğer veli kullarının Ruhaniyetleri ile tanıştıran değerli insan, manevi annem Sayın Sabahat Akşıray'ın ( idiv.org ) gönlünden aldığı sohbetlerden seçtiğimiz ilahi bilgileri size aktarıyoruz.

Bu bilgilerin sizin hayat yolunuza ışık tutacağına inanıyoruz. Lütfen düşünerek defalarca okuyup bu bilgileri hayatınızda uygulayınız. Göreceksiniz ki, hayatınızın akışı değişecek ve daha huzurlu, daha mutlu olup, birçok korkunuzdan sıyrılacaksınız.( parantez içinde yazılan bilgiler Sn.Sabahat Akşıray'ın ALLAH tarafından gönlüne verilen bilgilerdir. )

ALLAH'ım ! Benden sonra gelip sözlerimi nakleden, sünnetlerimi halka bildiren ve insanlara belletenlere SEN rahmet et. Hz.MUHAMMED

( Cümlemiz PEYGAMBER'imize uyalım! Dedikte: Onun sözünü değil her halini alalım,bünyemize mal edelim, onun temeline gönül duvarlarımızı örelim. Temel: verilen KİTAP'tır, temel: KUR'AN'dır.)

YASİN suresi,ayet 11 : Sen ancak O zikre uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın.Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele.

( GÜZEL'i, GÜZEL'e anlatan….Her adımını RESULÜ ile atan……Her yaprağı RESULÜ ile tutan: RESULÜ'nün sevgisine kendi sevgisini katandır. Selam SEVGİLİ'nin halini hallenenlere.)

YÜCE ALLAH'ım buyurdu:” Benim kullarım sakın BEN'den başkasından bir istekte bulunmasın. Hz. MUHAMMED

( EMRİ'ne uymayanlar, gönlünde HAK sesini duymayanlar, bilseler sonlarını, silerler dünlerini. )

HER ALLAH'IMI ANIŞ İBADETİN TA KENDİSİDİR

( MEVLANAYIM BEN ! Gözüm gördü ise, O'nun GÖZÜ'dür. Elim tuttu ise, O'nun ELİ'dir. Aklım yetti ise, O'nun AKLI'dır. Benim olan yoktur.)

( Her gelen kulluğa namzettir. Kulluk her yaratılana nasip olsa, dünyanın değeri kalmazdı, kul dünyayı terazi bilmezdi. )

( Kulun dünyaya gelişi ; CELAL – Cemal vasfın ile hemhal oluşudur, onu beden ile alışıdır.)

( Kul, niyeti ile imtihan edilir, yaşantısı ile değil. Yaşantın : Bezm-i Ezelde yazılıdır. Niyetin de, günü – gününe çizilir. )

SECDE suresi, ayet 5 : Gökten yere kadar olan bütün işleri ALLAH düzenler.



( Bu güne kadar,” olacağın O'ndan, geleceğin O'ndan, gideceğin O'ndan ".. olduğunu verdik. Bundan sonra : " öyle mi ? hayır böyle mi ?..” demek, yersiz değil midir ? Olumlu – olumsuz gördüğümüze; O'ndan diye uyalım. Düzende hata bulmayalım, ALLAH'ıma emanet olunuz. Her olay ALLAH'ımın düzenidir bilesiniz, güzel gördükçe daha güzeli bulasınız. O o kadar büyük ki, senin değil karıncanın dahi, hatta mikrop dediğin görülmedik yaratığın dahi kaderini çizer.)

FİİL DE SEN'DEN, FAİL DE SEN'DEN ALLAH'IM! AYIRMA BİZİ DOĞRUDAN ALLAH'IM !

( YAZAN : ne bugün, ne dün yazmadı. Kainatın kuruluşunda her olay yazıldı, her yaratılanın rolü verildi. Senin gelişinin değeri, verişindendir.” Ne veririm ? "dersen, ne alırsan. Gelecek : senin için düşünülmüş yazılmıştır, ne var ki okunması gereksiz. Çekeceğin kahrın varsa
ndan – bundan değil, kaderinden çekersin. Olumsuz gelen her olayda : kulu verilenin HAK'tan olduğunu bilsin. )

ZAT'IMI DİLEYEN , SIFATIMDA KAHRINI ZEVK EDİNENDİR.

( Duanız kadar nasip verir, dileyen- dilediği kadar nasip alır. Niyazın oluşu, yavrunun mama yiyişine benzer. Yavru mamayı yer, gelişir büyür : niyaz da öyledir. ALLAH'ımın AD'ına edilen her niyaz, gönülün yaklaştığı nispette yerini bulur. Topu eline alırsın, her zaman aynı güçle atamazsın. Uzağa gider, bileğinin gücüne göre. Niyaz da öyledir. Gönlünün yaklaştığınca değerini bulur. Duanı yaptığın, niyaza durduğun zaman, şüpheyi içinden sil ! …” Acaba olur mu ?..” deme. Olacak, ALLAH'ım verecek ! deyin ! Vermeyeceği şeyin duasını ettirmez ALLAH'ım. )

İNSAN suresi,ayet 30 ( Tekvir suresi, ayet 29 ) : ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. ALLAH Alim'dir, Hakim'dir.

( İlk adımda niyetsiz kalmayınız, niyet ettikten sonra şüpheye düşmeyiniz. Niyetin oluşu, niyazının erişine bakar. Olacak, sebepsiz olmaz! Kapalı kapı kalmaz : meğer ki gönül kapısını kapayasın. Niyetin güzelliği, sebep kapılarını açar: kul öğlece güzelden güzele geçer. Elbet ALLAH'ım niyet ettirir, çünkü her zerrede O var. ALLAH'ım nasibini ayağına getirir, olacağı tesadüf gibi gösterir.)

Ey kardeşçiğim Ömer! Salih duana bizi de ortak et ve bizi unutma. Hz.MUHAMMED

OLDURMAK, DÖNDÜRMEK, GÜNDEN ÇEVİRMEK, MÜNASİP YOLA DÖNDÜRMEK ALLAH'IN İŞİ.

( Sevdiğini sevmediğini; kendinden kendine danışırsan RABB'in ile şüphesizce konuşursan, yanılmayacağın cevabı alırsın, her konuda kendini doğruda bulursun.)

( Yapılan iyilikler atomlar halinde yükselir: göçünde ( öldüğünde ) gelir seni bulur.)

( İnsan yaratılmışlığın onurunu taşıyor. Yaratılanın hatalarını bağışlıyor ise, sığındığı kapıda sığındığına dayanıyor ise, güçlüdür, başı taçlıdır. Asla dönme: dönmeyi düşünüp de derdine yanma, sözümüz yabandır sanma. Dağlar boyu yükün olsa her birini aşacaksın, sular gibi taşacaksın , HAK yolunda koşacaksın yeter ki sözünden dönme. )

( O'nun için, sonsuza dek yaratılmış her insan sevgiye layıktır; sevilmelidir, övülmelidir. Dili, rengi ne olursa olsun, sofrasında ne bulursa bulsun O'nu ananların yapısındadır, kapısındadır, sofrasındadır. )

ŞEMS suresi, ayetler 7,8,9,10 : Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene. Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene andolsun ki. Benliğini temizleyip arındıran gerçekten kurtulmuştur. Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.





SABIR BOYUN BÜKMEK DEĞİL, MÜCADELE ETMEKTİR. Abdülkadir Geylani Hz.

( RABB'imin insanlar arasında sevdiği en güzel şey; aralarındaki sevgi, barış, güven ve dayanışmadır. O, dağınıklığı sevmez, dağıtanı sevmez, dağılanı övmez, dağıtana gülmez. Hz. Ali der ki ; RESULÜ'nün selamları sizedir, gönüllerinizi açık tutun, hayır olmadığını gördüğünüz şeye kapınızı kapatın çünkü o RABB'imden gelmez, çünkü O hayırda olmayanı sevmez.)

( Nefsin, nefesin, kafesin sahibi O. Yarattığı her zerrenin sahibi O. Ne senden sorar ne benden, her halde kendi programını uygular.)

( Her olayın bir hikmeti vardır, her zahmetin sonu kardır. Kınamadan, sınamadan bir birinizi kucaklayınız. ALLAH'ın sevmediğini; nefsimizden taşlayalım.)

MÜMİNUN suresi,ayet 96 : Sen, kötülüğü en güzel hasletle ( sabır ve iyilikle ) bertaraf et.Biz onların ne yalan ve küfür uydurduklarını daha iyi biliriz.

İYİ İLE DOSTLUK HER KULA, ZOR İLE DOSTLUK ER KULA NASİPTİR.

( AKAN SU'yu buldum, su ile karıldım….Taşa da takıldım, toprağa da çakıldım; her olanı " YÜCE'den !...” dedim, YÜCE'yi DERYA'da buldum. Geldim, aldım, bildim; bildiğime uydum, uyduğum ile oldum. Yumuşak oldum, dilden verdim, gönülde gördüm, sabır ile erdim, yolumu buldum. YUNUS EMRE )

( HAK sofrasında, sohbet sofrasında sadece aş yenmez. Her katılan; bilgisini, sevgisini, görgüsünü, cömertliğini katar. İnsanlık öylece temelini atar. Sadaka sadece para vermek değildir. Doğru bildiğin nasihat sadakadır. Sevgin sadakandır. Saygın sadakandır. Elinde, dilinde, cebinde ne varsa sadakandır.)

( Yamalı fistan giyen ile, " ALLAH…ALLAH…” diyen, O'nun kuludur, taşlı/ taşsız yol, O'nun YOLU'dur: ALLAH'ın emrettiği RESULÜ'nün halidir.)

HER YARAYI SARAN ZAMAN DEĞİL, SEVGİ'DİR.

HAC suresi, ayet 52 – 53 : Biz senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, o bir şey dilediğinde, şeytan onun düşünce ve dileği içine bir şey atmış olmasın. Ama ALLAH, şeytanın attığını siler, sonra kendi ayetlerini muhkemleştirir. ALLAH Alim'dir, Hakim'dir. Bu ALLAH'ın; şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlara, gönülleri katılaşanlara bir fitne yapması içindir. Zalimler, geri dönülmez bir ayrılık ve kopuş içindedirler.

GERÇEK SENİN BİLDİĞİN DEĞİL, ALLAH'IN YAZDIĞIDIR.

( ALLAH'ına sığınıp yaptığın işten korku duyma. ALLAH'ımın EL'i, niyaz edenin sırtındadır. Okuyun, alışın. YASİN okuyan, dünya ve ahretin selametini bulur; yumağını aşk ile doldurur; kaideye oturur, yerini bulur. Kaideye oturan, sarsılmaz.)

FURKAN suresi, ayet 77 : De ki: Sizin dua ve kulluğunuz olmasaydı, RABB'im size değer verir miydi ?

DUA : OLUMSUZ DÜŞÜNCENİN EYLEME ( UYGULAMAYA ) GEÇMESİNİ ÖNLER.

( Her soruda önce kendini yokla, de ki; Dayandığım ALLAH'ım asla beni bırakmaz, zor ile kaynaşsam da ateş ile yakmaz, kördüğüm gördüğüm olaylarda zora sokmaz. Öyle ise, gönlümden kayguyu sileceğim, dayandığım ALLAH'ıma şüphesiz inanacağım.)

EĞER ALLAH'IMA VARMAK DİLERSENİZ, KENDİNİZİ YÜKSEKTE GÖRMEYİN.

( Yolun gidişine uymak, kulun gayretinden değildir! Olayı ALLAH'ım hazırlar, kulun önüne serer. Gücünü niyetine değil, niyazına harca.)

( Ne mutlu, ağır sınavlara " ALLAH'ımdan dır…” diyenlere, boyun eğenlere. )

( Darda olduğun an: sadece O'nunla konuş, O'nunla dertleş! Dermanını verecek O'dur. Kul – kulun derdine, sadece söz ile ortak olur, ana baba dahi olsa. Her olayın daha kötüsünü düşün, öyle duacı ol! En kötünün içindeyim….dersen; ALLAH'ıma güç gelir, sana daha kötüsünün ne olduğunu gösterir. Dert denen her olay saadet kapısını açar.)

KAİNATTAKİ MİLYONLARCA BEYİN; " TEK MERKEZ'DEN " EMİR ALIR, O YOLDA YÜRÜR.

( Dünya haline bakıp, kulunu hor görmeyin; dünya haline bakıp kuluna diz bükmeyin.)

( Unutma ki, ALLAH AD'ına tuttuğun her el; sana da el olur, akım ile yükselir. Akım yükseldikçe, RAHMET çoğalır.)

( Olmasını dilediğini, şüphesiz ALLAH'ıma havale et ki, en doğru yolu bulasın. ALLAH'ıma havale edilen olayda, yanlış hüküm verilmez.)

( Olaylar : kulun yönünü buldurur,seven kulu oldurur. Hayırsız dediğin olay, bil ki hayıra açılan kapıdır: daha ağır gelecek şerri önler.” Usandım !” demeyin, şikayetçi olmayın ! Şikayet, kulu daha kötüye götürür.)

( Görünüre kul tedbir alır; görünmez gelen, kulun imtihanıdır. ALLAH bizi korur ama kul sakınmalı, ateşe gidersen ALLAH beni korur dersen yanılırsın. Kendinizi koruyunuz ki korunasınız, RABB'ime güvenin ki güvende kalasınız.)

( Geleceğin kaygusunu çeken kul, ALLAH'ımdan uzak kalan kuldur. Sen O'nda uzak kalma ki, O seni bırakmasın. O görendir, kulu kayguya düştükte yardımcı gönderendir.)

( Dünyanın üç halini insanoğlu yaşayacak, kendinden kendine olan her borcunu ödeyecek. Dünyanın üç hali : YAZ – KIŞ – BAHAR )

( Düne dönme, güne yanma, gelene olumsuz bakma.Gelen gün aydın olur, sende en güzeli bulur. Geçen, ne olursa olsun bitendir, gündeme getirme. Geçen günü bohça yapıp niyaz ile katlayalım. Gün ne getirirse şükret; de ki hayırdır. Yarına asla sofra kurma, günden sergiye koyma.)

ARİF OLAN, SENİN GÖKTE GÖRDÜĞÜNÜ KULUNDA GÖRÜR…….

ALLAH'IM KULUNU YANA YANA EĞİTİR…………..

( Her söz RABB'in dileğince ağızdan çıkmalı. Her adım O'nun dileğince atılmalı. Her kucak ALLAH diyene açılmalı. O sevenin yanındadır, bilenin yanındadır, gülenin yanındadır, ağlayanın yanındadır. Yeter ki, umutsuzluktan olmasın, kendini kimsesiz bilmesin. En güzel günler için duacıyız, duacı olunuz. )

( Gömülü olana duanı verirsin, neden dünya kulundan esirgersin ? Niyaz odur ki, kendini siler, cümle için el açarsın.)

A'RAF suresi, ayet 55 – 205 ( ISRA 110 ) : RABB'inize yalvararak ve gizlice dua ediniz. Muhakkak ki ALLAH, bağırıp çağırarak haddi aşanları sevmez.

( Sal salabildiğince kini öfkeyi, sev sevebildiğince kedi, köpeği. Neyi seversen sev, neye gülersen gül, sadece yaratılanı öv, övdüğün her varlık O'nun eseridir, vereceğin her örnek O'ndan tasarıdır. Günlerinizi aydın görmelisiniz, aydın görmek için her yaratılanı sevmelisiniz. )

( Aça – toka el verebiliyorsan, iyiye – kötüye gülebiliyorsan, yağmura – çamura, yakana – yıkana HAK'tan……diyebiliyorsan; anahtar elindedir, kainat gönlündedir. )

HADİD suresi, ayet 22-23. BAKARA suresi, ayet 214. TA-HA suresi, ayet 110. TÖVBE suresi, ayet 51. İNŞİKAK suresi, ayet 19 : Olacak olan her şey Levh-i Mahfuz'da yazılıdır. Sizden gidene üzülmeyesiniz. Size verilenle şımarmayasınız.

BAKARA suresi, ayet 214 ( İNŞİKAK 19 ) : Yoksa sizden evvelki insanların başından geçenlerin, başınızdan geçmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz ?.

EN – AM suresi, ayet 41 : Başınızdaki belayı ancak ALLAH kaldırır. Dua ile yardım dileyin ALLAH'dan.

EN – AM suresi, ayet 116 : Eğer yeryüzündeki insanların ekserisine uyarsan, seni, onlar ALLAH yolundan saptırırlar. Onlar, ancak zan ardında yürürler ve sadece yalan uydururlar.



( Dost : Canını, malını, kanını feda edendir. Dost : Günahına, sevabına ortak olandır. Senin hatanı sana söylemiyorsa o dost değildir.)

FURKAN suresi, ayet 44 : Yoksa sen bunların çoğunun işittiğini, akledip düşündüğünü mü sanıyorsun! Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.

NAHL suresi, ayet 9 : Yolun doğrusunu göstermek ALLAH'a aittir. Yolun eğri olanı da vardır. ALLAH dileseydi hepinizi hidayete erdirirdi.

NİSA suresi, ayet 19 : Kadınlarınız ile iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, bir şey sizin hoşunuza gitmez de ALLAH onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.

Bir birinize hased etmeyiniz, bir birinize düşmanlık etmeyiniz…….Bir birinize karşı af ile muamelede bulunun da, aranızdaki kin ve hased yok olup gitsin…..Hz.MUHAMMED.

Yumuşak muamele, hikmetin başıdır…Ey insanlar, ilim sahibi olunuz. Kim öğrenirse, tatbik etsin…..CENAB-ı HAK, bildiği ile amel edene bilmediğini de öğretir…İstediğiniz kadar ilim öğreniniz. ALLAH için ameliniz olmadıkça, ilmin sevap ve mükafatına nail olamazsınız ! Bilgin kişinin sermayesi, kibri terk etmektir. Hz. MUHAMMED.

( Değişmeyen halinden sorumlusun , gelişmeyen bilginden kurumlusun. Öyle ise, her gününde haline yenisini ekle, bilginde gelişeni öylece bekle.)

Saadetli o kişidir ki, başkalarının halinden nasihat alır. Hz. MUHAMMED.

Doğruluk, insanı hayra irşad eder; yalancılık da, muhakkak insanı şerre sürükler. Yarın RABB'ınıza kavuşacaksınız ve bu günkü hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.

Hz. MUHAMMED.

( Okuyun, ALLAH'tan dileyin ! Demeyin, " YAZI bozulmaz !...” YAZI'yı sen bozamazsın, yeniden yazamazsın; amma, YAZAN, bozar da, çizer de….Yeter ki, ALLAH'ına yönelsin, dilemesini bilsin. AMİN )

İMTİHAN TALEB EDENE DEĞİL, LAYIK OLANA VERİLİR.

( Her olay karşıtı iledir, iyi – kötü, beyaz – siyah, cennet – cehennem, senin seçme hakkın vardır, iki yol her kulun önünde, HAK yolu ve onun karşıtı, kulun kaderi her iki yolda yazılıdır, seçim senin hakkındır.)

HUCURAT suresi, ayet 10 : Şu bir gerek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve ALLAH'tan korkun ki, size merhamet edilebilsin.

( Hiçbir olayda hatalı aramayın, olayları kul değil ALLAH'ım ayarlar. Dert etme ! her olay ALLAH'ımın emrindendir. Olayları değiştirmeye değil, olaylara uymaya gayret edin.)

DÜNYA ŞERSİZ OLSA, DÜZENİ BOZULUR.

ENBİYA suresi, ayet 35 : Her canlı, ölümü tadacaktır. Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de, hayır ile de deniyoruz. Sonunda bize döndürüleceksiniz.

Lütfen FURKAN 20, Ali İmran 186, KEHF 7, MÜLK 2, MUHAMMED 31, ANKEBUT 2 – 3 surelerdeki ayetleri okuyunuz.

BAKARA suresi, ayet 155 : Yemin olsun ki sizi korku, açlık ; mallardan – canlardan – meyvelerden eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele.

HATA GÖRÜLDÜKTE YUMUŞAKÇA UYARMALI.

( Her hale hata buldukça, her kulda kusur gördükçe: bir yere gelemezsin, vazife göremezsin.)

( Kula üzüntü verip ibadete sığınmak seni paklamaz. )

( Düşünce kötüye döndüğü an, kulun her yönle irtibatı kesilir. Kötü düşündüğün andaki bunalım odur.)

( Doğru; yüze tokat atarcasına söylenmez. Mevlana yolunu severek buldu. Dileyene, hatasını süsleyerek söyledi.)

( Unutmayın: hatalar, doğrunun kapısıdır. Hata olmadıkça, doğrudan emin olunmaz. Hata; döndürür, doğruyu buldurur.)

ZİLLETE DÜŞEN VARSIN DÜŞMANIN OLSUN SEN ONU TEKMELEME.

( Hata sizdendir, bilici olun ! Ata HAK'tandır, görücü olun ! Üç günden öte küs kalmayın. Affedici olun ! ALLAH'ım affedicidir, aşkı ile yananı görücüdür.)

( Olanın, kaderin yazısına dahil olduğunu bilirsin. Kulun yaptığı, ALLAH'ımın " yap " dediğidir. Suç kulun niyetidir. Heybesine iyi niyet koyan kuluna ALLAH'ım " yap " demez; onu böyle tecelliye kul etmez. Ona yaptırılan, niyetinin onu nerelere kadar götüreceğini göstermektir. Niyetin – diyetini, beden dünyada öder; RUH'un diyeti, öteye kalır.)

( Selamlarınız cümle aleme olsun, kalemleriniz hep doğruyu yazsın, gönlünüzde O'na olan aşkınızın ateşi yansın. Kimse kınanmasın, kimse sınanmasın, kimse başkasının günahına ortak olmasın. O'nun yarattığına söz etmeyiniz. Sevilmeyene göz atmayınız. Düzen RABB'imin düzenidir, şüphe etmeyiniz. O dediyse oldurur, toprağa altın doldurur. Uzatacağız köprüleri, kuşatacağız gönülleri, sevindireceğiz inananları.)

( EZEL'de ruhlar yaratıldıkta, düzenin dışına çıkana "GEL "dendikte; gelişe uymayan asi ruhların dünyaya gelişte de asi olacağı elbet yazılıdır. EZEL ALEMİ, her türlü cezadan masundur. Dünyaya gelişin hikmeti, odur. Yerini bilen, yolunu gören, yürür; asi kulu, her adımda taş ile vurulur. Ceza mıdır ? Asla ! Taşa vuracak ki, yolunda gitsin.)

( Olgunluk ; sevmede, hatayı dürmede yükseğe koymada geçeni unutmada… hatasız kul olmaz, hataya düşmeden doğrusu bulunmaz. Yanılan kul sana boyun bükerse, üzüntü duyarsın. Kendini yukarda değil, olduğun yerde göresin ! Olmuşsa hata, affedendir ata. Eğer " günahsız kul görelim ! " dersek, en büyük hataya düşmüş oluruz. Çünkü, hatasızlık ALLAH'ıma mahsustur. )

( Gününden, şikayetçi olma ! Sevmekten uzak kalma ! Sev, kim olursa olsun ! Sev, ne derse – desin ! Hatasını sevginden öğrensin, dönsün elini sıksın. )

( ALLAH korkusu olmayan, kuluna söz edendir. Kusur görülse dahi; söylemekten uzak kalınmalı, hatasını tamire çalışmalı. )

( Hataya bakınmasın, hata demesin ! " olan – oldu, ALLAH'ım öyle diledi…” denende, çözülüş görülür. Hatayı çözeyim dersen, üzerine yürürsen ; karışık iplik misali daha çok karışır, ayağına dolaşır. Kenara çekilirsen,” ALLAH'ım, SANA havale edildi…” dersen, olayın çözülüşü seni şaşırtmasın.)

( Olaylar üzerinde durmak, hataya düşmektir. Elbet her olan; yazılandır ALLAH'ımdan gelendir. Madem ki ALLAH'ımdan kötü gelmez; verilen hayırdandır.)

( Kul, hataları ile doğruyu bulur. Hiçbir zaman, kul – kulun hatasının önüne geçemez; çünkü o olacaktır, hataları ile kendini bulacaktır. Amade olduk, her olayı " HAK'tandır !...” dedik. Kimi hatalı bulalım. )

( YÜCE'nin GÜC'ünde sığınak bulalım! " Sevgili !...” diyelim, yarattı diye kulluğu ile övünelim! Hatalıyız diye gereksiz dövünmeyelim, sadece affına sığınalım! O'na sığındığın anda, tövbeye girersin.)

( Hiçbir olayda, hatalı arama! Çünkü, olayları kul değil ALLAH'ım hazırlar. ALLAH'ımdan olan her olaya " Eyvallah!..” diyelim, O'ndan gelenin hayır olduğunu bilelim.)

( Her kulu, karşısındakinin hatasını silsin! Desin ki, " Zerresindeki emre uyar, ola ki yanlış duyar ". Geçicidir, her kulu göçücüdür.)

( Gücün yetmese de, zillete düşene yüz çevirme! Zillete düşene el vermek kula güç gelir, ne var ki sevabı büyük olur. Kulun hatası senin zararına olsa da, af yoluna git ki, kazancın büyük olsun.)

ÇEKECEK KAHRIN VARSA; ONDAN – BUNDAN DEĞİL, KADERİNDEN ÇEKERSİN.

( "Olaylara üzülmemek mümkün mü ?....” denir. Eğer olay olmayacak ise, sabır ne için: ağlamayacak ise, göz yaşı niçin.)

( Kundak bebeğini her kul sever,” ne zararı var ? " diye. Sevdiğini; zararı olduğunu bile – bile seversen, yol odur. Ayırmayın kulları, kayırmayın yolları! Her yolun gidişi vardır; her varış, deryayadır.)

ŞURA suresi, ayet 43 (RA'D 24 ): Her kim de sabredip suç bağışlarsa, işte bu işlerin en hayırlısıdır.

YUSUF suresi, ayet 90 ( RA'D 22 ): Doğrusu, kim ALLAH'dan korkar ve düştüğü felakete sabrederse, muhakkak ki ALLAH bu gibi muhsinlerin mükafatını zayi etmez.

NAHL suresi,ayet 119 : Kötülüğü bir cehaletten dolayı yapanlar. Sonra tövbe edip hallerini düzeltenler hakkında ise RABB'in bundan sonra şüphesiz GAFUR'dur. RAHİM'dir.

ALLAH'ım, bizim için her durumumuzu ıslah eyle…….ALLAH'ım beni kötülükten çekinmekle ulula, kötü işlerde bulunmamakla güzelleştir. Hz. MUHAMMED.

( ALLAH'ım kulunu o kadar sever ki, kıyamaz! Kulun hatası ne kadar büyük olsa, ALLAH'ım kuluna o kadar sevap kapısı açar ki, kulu görsün, affına sığınsın, " ALLAH'ım!...” desin.)

( ALLAH'ım öyle yüce ki, kulunun her duasına bakar, ne var ki, alsın gitsin ne hali varsa görsün demez, kuluna hayır olanı verir.)

( Soğuk sıcağı aratır, kahır ALLAH'ı buldurur. Kahır veren her olay yeniden doğuşa götürür, bir mutluluk kapısı açar. Kahır gölge vermesin, geçici olur bilinsin.)

( Kuluna üzüntü veren, ALLAH'ımdan hayır gelendir. Üzüntü seni oldurur olumuna bağlar, sana dünyanı gösterir. Bilin ki sizin şer oldu deyip üzüldüğünüzün size ne büyük hayrı vardır.)

( ALLAH'ım verdiğini ceza olsun diye değil, hayır olduğu için verir. ALLAH'ım hayır olmayanı kuluna vermez. Hayır olmayana ALLAH'ım izin vermez.)

( ALLAH'ımın verdiğini kuldan bilme, olaya felaket gözüyle bakma. Her olay ALLAH'ımın emri iledir. Adım adım yürünür her olaydan ibret alınır. Senin seçtiğin değil, YÜCE'nin seçtiğidir hayır olan, seninki benimki değil, olacak olan O'nunki.)

OLANIN GÜZELİNİ ALLAH'IMDAN BİLİRSİNİZ DE, GÖNLÜNÜZE UYMAYANDA NEDEN KULDAN SEBEP BEKLERSİNİZ ?

( Hata işleyenin hatasını yüzüne vurma, vurmazsam düzeltmez ! deme. Her kulun YARATAN'ı birdir. Gören O'dur, düzeltecek olan da O.)

Müslüman, müslümana tavsiye ettiği şeylerin en iyisi: onu ahret için çalışmaya teşvik etmesi ve ona takva'yı emretmesidir. Kim hidayete çağrıda bulunursa, kendisine uyanların sevaplarının bir katı ona verilecektir….Kim de dalalete ( azdırma, doğru yoldan saptırma ) davet ederse, kendisine tabi olanların günahlarının bir misli ona verilecektir. Hz.MUHAMMED.

BARIŞ RABB'İMİN EMRİDİR, HAKKINI KORUMAK DA RABB'İMİN EMRİDİR.

( Güzel nedir ? Çirkin nedir ? dedim. Aklım dedi ki; Niyetimdir. Niyetinde ne varsa öyle görürsün, RABB'im yarattı sanırsın, elbet RABB'im yarattı ama hep güzeli yarattı. )

Huyun olmayınca MUHAMMED gibi, HAK, DİDARINI sana göstermeye. YUNUS EMRE.

YUNUS suresi, ayet 100 : ALLAH'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. ALLAH, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

( Dostlukta önemli olan, kusursuz dost bulmak değil, kusur görmemektir, her hali ile kabul etmektir. )

( Sabır dedik, niyaz ile bekledik, her olayı niyaz ile topladık.)

( Olumsuzluk, attığın adımda değil, niyetinin ardındadır: YÜCE'ye sığındı isen, ULULAR yardımındadır.)

DERDİNİ SEVGİLİ'YE DERSEN, DERT SENDEN KORKAR. KENDİN DERDİ YÜKLENİRSEN, SEN DERTTEN KORKARSIN.

( Kim – kimi görür ise, nasibine niyazda bulunsun. Kim YÜCE'yi severse, kimseye sorgu yöneltmesin. Kim " ALLAH'ım " derse, kendinden başkasını asla yargılamasın.)

( ALLAH'ım dediğin, O'nun AD'ına niyet kurduğun her olay; yolunu taşsız bırakır, kapalı denen kapıları açar.)

( Örnek olun, yoldan çıkanı görün, yolunu gösterin kırmadan. Uymayana : sevgin ile saygın ile örnek ol, onu da al götür! " gelmezse ? " deme! Yol odur ki, çıkanı sona götürür.)

( Gözünü sakındığın kadar bedenini sakın. Aklını sakındığın kadar gönlünü sakın. Umuduna sahip çık, umutsuzluktan silkin.)

( Her insan sevdikçe; kendi kendini besler, kendi dünyasını süsler. Sevgiyle bakmasını bilen gerçek ibadeti bulmuştur çünkü o her baktığı yerde ALLAH'ı görür. )

NE HALDE OLURSAN OL, SEN SADECE KENDİNSİN.

( Huyun, ummadığı değerleri vardır! " Gizlenmese ? " dersin; kendin dahi, kendinde olanı bilemezsin! Ancak kendinden sıyrıldıkta: huyda olanı görür, " ALLAH'ım, SANA sığınırım! " dersin. İşte,” SEN'den, SANA sığınırım! " dedikte, kendinde olana uymuş olursun. )

NİSA suresi, ayet 85 : Kim güzel bir işe aracı olursa ondan ona bir pay vardır. Kim kötü bir şeye aracı olursa ondan da ona bir pay vardır.

MÜMTEHİNE suresi, ayet 12 ( MUHAMMED 19 ): Başkalarının günahlarının affı için, ALLAH'a dua et.

RESULULLAH : kötülüğe, kötülükle mukabele etmezdi, bilakis o kusuru affederdi…… Bir yerde eksik görürse,yüzünü öbür tarafa çevirirdi…. RESULULLAH'ın huyu ve ahlakı, KUR'AN idi…. RESULULLAH buyurdu: İLAHİ huyları huy edininiz. Hz.AYŞE.

ISRA suresi, ayet 84 : De ki: " Herkes kendi yaratılış kabiliyetine göre hareket ediyor. O halde, yolca en doğru olanın kim olduğunu ancak RABB'iniz bilir.

Yeryüzündekilere sen merhamet et ki, göktekiler de sana merhamet etsin. Hz. MUHAMMED.

( Olumsuz gördüğünü dile verme! Örtücü ol. Huyun en güzeli, varolan her yaratılanı güzel görmektir.)

( Bir kişinin amelleri ve fiilleri üzerine bir şey hükmetmekte acele etmeyiniz, işin sonunu bekleyiniz….Akıllılık ve teeni'yle ( yumuşaklıkla ) hareket edip acele etmemek, ALLAH'ın sevdiği iki haslettir( huy ). )

( Huyun en güzeli, her olaya uyandır….Huyun en güzeli: her olana " Hayırdır, çünkü O'ndandır…” diyendedir, her olayın O'ndan olduğunu bilendedir. Huyunu değiştiremezsen, yolunu değiştir. Hata sana kolay geliyorsa, devamı gerekmez. Kolaylık, hatadan kaçana verilir. Her hata, bir kuldan uzaklaşmana mal olur.)

( Huyun en güzeli: huysuza " Sen güzelsin…” diyebilendedir, huysuzda güzeli bulabilendedir, düğümü çözmesine yardım edebilendedir.)

( Eşini sev ki, sevgi bulasın: kulunu say ki, sayılasın…Asaletin temeli, soydan değil huydandır.)

ALLAH'IN SEVGİSİ, KIZDIRILDIĞI ZAMAN HALİM ( YUMUŞAK ) OLAN KİŞİYE VACİB'DİR.

( Umut kimdedir ? HAKK'ı bilende, verir diyendedir. Ne oldu ne olacak dersen, umut kapısını kaparsan HAK'tan uzaklaşmış olursun.)

Dost dediğin.

Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile,seni sevmeli…. Sarınılacak biri olmadığın zamanlarda bile, sana sarılmalı….Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile, sana dayanmalı.

Dost dediğin, fanatik olmalı : Bütün dünya seni üzdüğünde, sana moral vermeli. Güzel haber aldığında, seninle dans etmeli ve ağladığında, seninle ağlamalı….Ama hepsinden daha çok : Dost matematiksel olmalı; sevinci çarpmalı….geçmişi çıkarmalı….üzüntüyü bölmeli….yarını toplamalı….kalbinin derinliklerinde ihtiyacı hesaplamalı….ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı. İşi bitince seni bir tarafa atmamalı….Hz. MEVLANA.



Ben hiçim!....

KUDRETİ'nin verdiğini hiçliğim ile bildim, KUDRETİ'ni hiç olduğum için bildim….

Hiç olmasaydım, KUDRETİ'ni ortak koşmuş olurdum. Almayı diliyorsan; olmaktan geç, hiçliği seç.

Hz. MEVLANA.
 
Üst