İnsanı Iyi Anlamak

LV
0
 
Mesajlar
351,451
Tepkime puanı
6
Puanları
38
Awards
1
Yaş
32
KİTABIN ÖZETİ :

1 İNSANI BILMEK

Yüzyıllar boyu halk müziği mutluluğu iç ve dış dünyalarında aramışlardır Mutluluğu günlük ihtiyaçlarını karşılamada ; dinlerin getirdiği “iç huzuru ve “öbür dünya inancında; acımada, alçak gönüllülük, doğruluk, cesaret gibi toplumun erdem saydığı niteliklerde; toplumsal sorunları paylaşmada; yaratıcılıkta yer alan ırk vardır İnsan mutluluğu nerede ararsa arasın, bu arayış için yaptığı davranışın takındığı tutumun iç dünyasında yarattığı duygulanım durumudur mutluluk

Sevinç, denge, uyum, ölçü ve uyumla sağlanmaktadır Denge, armoni, ölçü ve armoni bireyin bir toplumun ruh sağlığı için temel olan ilkeler olarak kabul edilmektedir Öyleyse ahlak ruh sağlığı ve bilim açısından mutluluk sağlayan davranış ve tutumun dengelenmiş uyumlu ve ölçülü ve ahenkli olması gereklidir Bu da insanın akıllı olması demektir Başka bir deyişle mutlu insan özgürce davranabilecek bilgiye sahip olan bu bilgiyi kullanmayı bilen ve kullanabilecek ortamı bulabilen insandır

Mutluluk başkalarıyla paylaşılan, başkaları ile birlikte yaşanan bir duygulanmanın durumudur Yapılan çalışmalar insanların birbirlerini anlayıp sevebilmeleri için sağlıklı iletişim gerekli olduğunu ortaya koymuştur Buna karşılık mutsuzluğun ve sevgisizliğin ilk nedeni olarak sağlıksız irtibat ileri sürülmüştür İletişimin bu denli kayda değer olduğundan insanları anlamada, tanımada araç olduğundan şu anda Bunun tanımının yapılması gerekmektedir

2 ILETIŞIM NE DEMEKTİR ?

Irtibat karşılığı olarak bir çok HintAvrupa dilinde kullanılan “komünikasyon sözcüğünün kökü Latince “Communicare fiilinden türetilmiş olup başkalarıyla birlikte olma, bağlantı sağlama, bilgiyi ya da haberi paylaşma, dağılım, çoğunluğa genelleştirme herkesin paylaşmasını ve yararlanmasını sağlama herkese pay verme anlamına gelir

Türkçe de iletişim veya bununla anlamdaş olarak kullanılan sözcüklerin tümü bilginin haberin kişinin nesnenin iki taraflı olarak kullanılan bir yerden başka bir yere taşınması anlamına gelmektedir

Ayrıca iletişimden söz olabilmek için şu koşulların bulunması gerekmektedir:

a Iki Taraflı olarak bağlantıda bulunan iki irtibat birimi

b Bu iki irtibat birimi arasında bilgi haber alışverişi

c Bu alışverişin iki iletişim birimi üstünde de etkin olması ve tavır değişikliğine yol açmasıdır

3 İNSAN İNSANIN AYNASIDIR

İletişimin devrimi öbür ülkelerde bulunan bir çok hayattan gelen data ve haberlerle insanları kesintisiz topa tutma ederek derhal her ülkenin insanları kültür bakımından ayrı iletilerin etkisi aşağı kalarak geleceğin insanları yeni bir kültür bütünleşmesi ve bileşimi yanına kültür çatışmalarının doğuracağı yeni sorunlarla karşılaşacağı beklenmektedir

4 İLETİŞİMDE DUYGULARINIZ ÖN PLANDA MI ?

Bir fazla ekonomik siyasal bölgesel özellikler ülkemizde yaşamış insanların başkalarıyla bağlantısında ilişki kurup sürdürmesinde duygularını mı ön plana getirmektedir?

Birçok insan ilgisizliğin, geçim sıkıntısının, gelecek endişesinin, işsiz kalma korkusunun yarattığı, güvensizlik, karamsarlık ve ümidini yitirme içinde yaşamını sürdürüyor olabilir böylece halk arası ilişkide kaygıdan, kızgınlıktan öfkeden kaynaklanan iletilerle bağlantı kuruluyor Böylece insanların birbirlerini anlayıp dinlemeleri, data, haber alıp vermeleri kuvvet, hatta ihtimal dışı bir durum yaratmaktadır Bu koşul bir yana bireyin ve toplumun ruh sağlığını bozmaktadır öte yandan kavram kargaşasına, çatışmalara sürtüşmelere yol açmaktadır Toplumun dengesini, düzenini olumsuz biçimde etkilemektedir

Halk Müziği arası ilişki ve irtibat “Sanayi ötesi toplum aşamasına ulaşmış ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde öbür biçimde ele alınması zorunlu ve kayda değer bir konu olmaktadır

5 BİLGİSAYAR VE SİBERNETİK ÇAĞI

Evrensel ve milli planda insanların birbirini anlamaları , birbirlerini anlatmaları, bilmediklerini dinlemeleri için dinç iletişim gerekmektedir Bilgisayarla insan bağlantısı Güdümbilim (Sibernetik) adı bahşedilen bir bilim dalının doğup gelişmesine yol açmıştır Yaşamakta olduğumuz çağa “Sibernetik Çağı adını verenler vardır Gelecek yüzyılda bilgisayar ve sibernetik insanı duygu ve düşüncesini değiştirecek insanlar arası ilişkilere olgulara diğer bir açıdan bakılacaktır

6 RUHSAL YAŞANTIYI YANSITAN AYNALAR

Ruhsal yaşantının aynası başkalarıdır diyebiliriz İnsan başkalarına bakarak kendini görüp anlar Davranışının , tutumunun başkaları üzerindeki etkisini yorumlayarak kendini tanıyabilir İnsanın bu aynaya bakabilmesi kendinden ve başkalarından kaynaklanan görüntüleri birbirinden ayırıp anlayabilmesi ruh bilim ve toplumsal ruh bilimine ilişkin bilgisine , sezgisine bağlı olmaktadır

7 “İNSANCA YAŞADIM DİYEBİLMEK İÇİN

İnsan, maddesel, ruhsal ve toplumsal bir varlıktır Yaşamını dinç sürdürebilmesi için bu bütünlüğü tüm gereksinimleri doyurulmalıdır Bir çokları içinse biyolojik gereksinimlerinden kaynaklanan davranışların engellenmesi ya da gerçekleşmesi bile insanını ruhsal ve toplumsal yönlerine bağlıdır Besin, cinsellik gibi iç güdülerden, türlü türlü eğilimlerden doğan ve kişiyi davranışına sürükleyen gereksinimlerden oysa; ruhsal birikimlerle toplumsal nitelik kazanır Toplum içinde yaşayan insanın gıda korunma, cinsellik gibi esas biyoloji ile ilgili gereksinmelerine doyum sağlaması başkaları ile kurup sürdürdüğü ilişkilere bağlıdır İnsanın yaşamını sürdürmesi insanca yaşayabilmesi “İnsanca Yaşadım diyebilmesi için ruhsal yaşantıya gereklilik vardır Ruhsal yaşantı ancak başkaları ile birlikte oluşabilir

8 ILETIŞIM BÜTÜN YAŞAM DEMEKTİR

Sahiden iletişim insanların insanlığın esas sorunudur Iletişim insanın kendini araması bulması için gerekli olan varoluş sürecidir Bu süreç kim, ne, nasıl, nerede, ne süre sorularına verilecek cevaplarla insan kendi ile başkaları arasındaki sınırları belirler Kendini gerçekleştirir, yaratır İnsan irtibat süreci içinde gelişir , olgunlaşır , dünyasını genişletir, bilgisini, görüşünü, deneyimini artırır Bu Nedenle “ben ile “ben olmayan ın bilincine varır Sınırlarını çizer farklı ve öbür bir “ben olmanın bilinci ve sorumluluğu içinde başkalarıyla ilişki kuran insan toplum insanlığın bir parçası olur Yalnızlıktan karanlıktan bilgisizlikten kurtulur varlığını sürdürür insanlığı anlar İnsanlararası iletişimde sınırlar ama iletişimde aşılıp genişletilir Böylece insan başkalarıyla iletişim kurarak daha fazla karşılıklı yön bulur Başkalarının davranışlarını kolay anlar Başkalarına aleyhinde daha anlayışla davranır Kendiyle ve başkalarıyla barış içinde olmanın yolunu yöntemlerini bulur Kendinin ve başkalarının ruh sağlığını korur

9 BÜTÜN HAYAT BİR EVETHAYIR OYUNUDUR

Halk Müziği arası ilişkide kullanılan tüm iletilerin iki büyük grupta toplandığı saplanmıştır Başkalarından gelen uyarısını kabul eden “evet diyen ve aleyhinde çıkan “hayır diyen iletilerdir Bütün uyarılar karşı insanın evet yada hayır şeklinde davrandığı görülmüştür Bu tutum biçimi bilgisayar modeliyle karşılaştırılmıştır Bilgisayarın alıştırma biçimiyle insan beyin hücresinin alıştırma biçimi arasında büyü benzerlik olduğunu belirterek insanın tüm davranışlarında beyin hücresinin egzersiz biçiminin esas olduğu kabul edilmiştir Bu Nedenle her davranışın aşağıda o tavır yaratıcı enerjiyi bilgiyi programı ve plan araştırılmıştır

10 IRTIBAT KANALLARI:

Halk arası iletişimde her duyu organına yerinde kanal vardır Sesli iletişimde işitme; mimik ve jestlerle yapılan sözsüz iletişimde görme, kanal işlevi yapar Sesli iletişimde, ses dalgaların alıcının kulağı, işitme siniri ve merkezi; görme kanalında ise, kaynaktan meydana çıkan mimik ya da jestin yarattığı ışık dalgaları alıcının gözü, görme siniri ve merkezi yer alırı

11 IRTIBAT ORTAMI:

Irtibat yapıldığı ve içinde iletişimi etkileyen öğelerin bulunduğu ortama “Iletişim ortamı “ adı verilmiştir Bu ortama, sıcak, soğuk gibi doğal, büyük küçük, parlak, karanlık, şamatalı sessiz gibi maddesel koşullarıyla da iletişimi etkiler Bu etkileri iletişim birimleri, hem de kanal üzerinde görülebilir Irtibat ortamı kaynağı, alıcıyı ve kanalı öbür biçimde etkilediğinden, iletişimin kurulup sürdürülmesinde önemli rol oynar

12 BIREYSEL OLAN VEYA OLMAYAN ILETIŞIM

İletişimin biçimi kaynağın durumuna, kanalın sayısına, aracın niteliğine ve özelliğine alıcının durumuna ve sayısına kadar bireysel veya kişisel olmayan diye iki grup altında toplanmaktadır Kişisel olmayan iletişimin temel özelliği yüz yüze kurulmamasıdır Tüm iletişimde kaynakla tip ve alıcılardan çok irtibat tartı ve etkinlik taşır Bireysel olmayan irtibat birbirini tanıyan veya tanımayan bir iki birey arasında olduğu gibi bir topluluk kitle aralarında da olabilir Kişisel olmayan iletişimin esas özelliği yüz yüze kurulmamasıdır Bu tür iletişimde kaynak ve tip ve alıcılardan fazla irtibat aracı ağırlık ve etkinlik taşır Bireysel olmayan iletişim birbirini tanıyan yada tanımayan bir iki kişi arasında olduğu gibi bir kişiyle bir topluluk arasında da olabilir Kişisel olmayan iletişim çok sayıda alıcıya ulaştığında kitle iletişimi adını alır Bu türün içinde kaynak tek olsa bile gönderilen ileti çok sayıda alıcıya ulaşmakta alıcıların büyük bir bölümü yada hepsi göre çözülüp anlaşılmaktadır Dergi , gazete , kitap , radyo , televizyon gibi

13 BIREYSEL ALAN VE MESAFE

Kişisel bölge adı bahşedilen bu alanın korunması, savunulması için yapılan davranışlar sözsüz iletişimin ilk ve temel iletisi olarak kabul edilir İnsan bulunduğu tekrar evde, işte, gezmede, eğlencede, konserde bireysel alan elde etmek bu alanı korumak , savunmak çabası içinde yer alır Psikolog Hall ’a göre insanın kişisel alanında 4 öbür mesafe söz konusudur

a Genel mesafe

b Toplumsal mesafe

c Bireysel mesafe

d Arkadaş Canlısı uzaklik

14 BÖLGE KAVGASI “BURASI BENİM

Çevreden gelen uyarının niteliğine veya birey kadar yorumuna tarafından ahali sözsüz veya sözlü iletişimle başkalarının kendi bireysel alanlarına belirtilmiş ölçüler içinde yaklaşmalarına hatta girmelerine olasılık tanır veya bu yaklaşmayı bir atak sayarak aleyhinde çıkar , savunur ve karşısında saldırıda bulunurlar Bireysel alanın korunması ve kurulması insanlar aralarında çatışma , anlaşmazlık , ağız dalaşı ve kavgaya yol açar Bir kuruluşa yeni atanan yönetici önce bireysel alanını kendi kişiliğini yansıtacak biçimde düzenleyip süsleyerek saygınlık kazanmaya çalışır Çalıştığı kuruluşta bir dolap ve masa almak memur için kişisel alan almak ve saygınlık kazanmak demektir

15 BARIŞA ÇAĞRI “SELAMLAMA

Birbirlerine yaklaşan karşılıklı olarak bireysel alanları içine giren iki kişi aralarında tanışıklık varsa veya başlayacaksa bunun simgesi yüz yüze gelmeden önce selamlama elde etmek veya vermektir Kelime olarak selam “uzlaşma anlamına kazanç Insanlar arası iletişimde bu alanı veren selamlama sözcüklerini ilk kullananlar İbraniler ve Hititler olmuştur keza selam; başla, bedenle, elle verilerek olduğu gibi (Selamün aleyküm) den “merhaba , günaydın , iyi günler gibi her türlü sözcüklerle de olur Karakter yapısına inancına, dünya görüşüne içinde bulunduğu çevre ve gruba görgüsüne terbiyesine ilişkin bilgileri aktarır

16 YÜZÜN BİÇİMİ VE MİMİKLERİ

Mimikler sözsüz iletişimin temel öğesi duygu ve coşkuların yüze yansıtılması yüzde anlatım bulmasıdır Insanlar birbirlerine yaklaştıkça yüz yüze, göz göze irtibat başlar bu nesil iletişimde yüz ve gözlerin yapısı yolunda mimiklerde manâlı rol oynar sık sık bu başkalarına ilişkin birincil bilgiyi doğru yada hatalı onun yüzünün biçimi yada gözlerinin bakışını yorumlayarak edindiğimiz Sanırız hem araştırmalarda bu kitaba kadar yüzün şekline göre yapısına göre kaşların biçimine kadar göz yapısının ve göz bebeğinin durumuna göre burun yapısına tarafından kişiler değerlendirilmiştir ve karakterler tahmini yapıldığı ortaya çıkmıştır

17 INSANLAR KONUŞA KONUŞA ANLAŞIR YA DA SÖZLÜ IRTIBAT

Ata sözümüzün de dediği gibi insanın kendini anlatması ve başkalarını anlaması konuşarak gerçekleşir millet arası sözsüz iletişimle başlayan ilişki ya konuşmayla sürdürülür veya iletişimin bozulması kopmasıyla son bulur İnsan konuşarak acısını kederini veya sevicini, neşesini, tüm duygularını karşısındakine aktarır Geçmişi şimdiki durumu ve geleceğiyle kişiliğini ortaya koyar Düşünceleri ile dünya görüşünü yansıtır Özet Olarak kendini anlatır

Özet Olarak konuşmak bir sanattır Bu sanatı iyi bilen insan başkalarıyla sağlıklı ilişki kurar Doktor hastasını daha iyi anlar ve çare eder Hoca bildiklerini öğrencilerine dürüst olarak aktarır Konferansçı dinleyenleri etkiler , önder kitleleri peşinden sürükler , politikacı düşündüklerini topluma benimsetir

18 “KELIME DİKTATORYASI RUH SAĞLIĞINI BOZUYOR

1933 yılında Korsbiski sözcüklerle ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi incelemiş kısıtlanmış sınırlandırılmış , yasaklanmış sözcüklerin “Sözcük Diktatoryası yarattığını doğal olarak insanlarda bu diktatoryaya karşı tepki oluştuğunu belirtmişlerdir Bu tepki insanlarda stres yarattığı gibi başkalarına aleyhinde saldırganlık ve baskı eylemlerinin de kaynağı olabilir Yazara kadar boyun eğişte başkaldırışta insanın ruh sağlığını bozduğundan insan sözcüklerin arkasındaki gerçeği görüp tanımalıdır

19 İLETİŞİMİN YARATICISI VE ÜRÜNÜ OLAN EGO

Kişiliğin esas özelliklerini veren “ben veya “ego (benlik) iletişimin merkezi odak noktası olarak kabul edilir Benliğin görevleri arasında en kayda değer olanları şöyle sıralayabiliriz:

a İç güdülerden dürtülerden kaynaklanan güdüleri engellemek gözden geçirmek ve hazırlamak

b Çevredeki nesne ve kişilerle bağlamak

c Gerçeği tanımak denemek ve çakmak

d Gerçeğe uyum sağlamak

e Çevreden gelen uyarıları sınırlama getirmek, planlamak, bitirmek

f Algılamak, gizlemek, hatırlatmak, dikkate almak, karşılaştırmak, çıkarımlar gerçekleştirmek, yargıya gelmek

g Kavramları birleştirme ve bütünleştirmek

h Kişinin karşılaştığı engelleri aşabilecek güçleri toplamak

ı Kişiliği kaygıdan kurtaran savunma düzenlerini uygulamak

20 GRUBA ÖNDERLIK

Önderler bulundukları grup içinde ki temel tutumlarına göre yetkici ve özgürlükçü olarak iki büyük bölüme ayrılabilir

Yetkici önderler çoğunlukla geleneksel gruplar veya toplumlarda yetişirler Tüm güçleri ellerinde yakalamak isterler Değişmez katı, sert, kalıplaşmış şahsiyet yapıları vardır Yönetimde alt üst ilişkilerine ağırlık verirler gücü elinde tutan birey ya da gruba kolayca boyun eğer Diğer gruplara ve toplumlara karşısında suçlayıcı tutumları ağır basar Özgürlükçü önderler demokratik gruplar veya toplumlarda yetişir Önderlik görevi onlara insanların gösterdiği güven ve saygınlık sonucu verilir Bu tip önderler aklıselim, anlayışlı, geniş görüşlü ve hoşgörülüdürler ve kişilikleri güçlü ve güzel bazı alanlarda geniş ve derin adap veri ve deneyimleri vardır

II BIRIM

1 CANLILAR VE MAKİNALARIN ORTAK YÖNLERİ

Kısaca güdümbilim canlılarla kendi kendini aranjör makinalar arasındaki egzersiz işlev irtibat ve etkileşim benzerliklerini araştıran bu açıdan kendi başına öbür olan varlıkların ortak tutum biçimlerini inceleyen bir bilim dalı ya da felsefesidir denilebilir

2 ÖĞRENMEDE ROL OYNAYAN ETKENLER

Öğrenmenin olabilmesi için her şeyden önce kayıtlı bir kurnazlık durumunun bulunması bilincin açık olması gereklidir Öğrenmede güdülenme önemli bir etkendir Öğrenme bir canlının genetik ve soyaçekimle getirdiği tavır kalıpları içinde olabilir Öğrenme kayıtlı bir akıl düzeyinin üstünde olasıdır Öğrenme yaşla değişirÖnceki öğrenmelerde transfer bilhassa yetişkinler için laf konusu olabilecek bir durumdurEski ve yeni uyarıcılar arasındaki ayrı öğrenmeyi zorlaştırır Eski öğrenmeler belirtilmiş aralıklarla tekrarlanırsa yeni öğrenmeler daha kolaylaşır Öğrenme öğrenen göre denetlenebildikçe geri iletişim sağlanabildikçe kolaylaşır

3 KOLAY ÖĞRENMEK VE ANIMSAMAK İÇİN ÖNERİLER

Öğrenilmesini istediğiniz konudan sonra çözümü öğrenilmesi kuvvet olan yeni bir konu ya da sorunla ilgilenmeyin Çalışılan konuyu yapılan meslek ne olursa olsun kısa tutun Öğrenilenlerin bellekte basit depolanıp saklanması istenildiğinde doğru ve kolay anımsanması için günlük yaşamınızda bunları kullanacak fırsatlar yaratın Önce bellenecek konunun yapılacak işin özünü temelini manâlı bölümlerini anlamaya çalışın Yeni öğrendiğiniz belleğinizde tazeliğini koruyan bilgilerle kavramlarla daha önce edinilmiş kolay anımsanan bilgiler kavramlar arasındaki bağlantıyı kurmaya çalışın Alıştırma iş ve öğrenme için bir baskı enerji bulun Çalışmanın işi öğrenmenin amacını içten ve iyi olarak saptayın Çalışma ve öğrenmeyi fiziki ve ruhsal yorgunluğunuz olmadığı zamanda yapın Çalışılan çevrede bilincinizi, dikkatinizi dağıtacak olguların olmamasına dikkat edin Günlük , haftalık , aylık , yıllık egzersiz planları yapın

IIIBIRIM

1 AİLEDE ILETIŞIM VE ETKİLEŞİM

Aile izaç ve kan bağına karı koca, başlıca baba, çocuk ve kardeşler gibi ilişkilere dayalı olan en minik toplum birim , kurumu , bir irtibat grubu örneğidir Aile içinde bulunduğu bölgenin çevrenin , toplumun özelliklerini taşır yetişen kuşaklara bu özellikleri aktarır böylece toplumun sürekliliğini sağlar ailenin toplumda gelenek görenek töre gibi alışkanlık, saymaca ya da yaptırım durumunda olan toplumsal tutum kalıplarını ve normlarını depolayan saklayan bunların tanınmasını hatırlanmasını karşılayan yerleştiren ve aktaran işlevleri vardır

Bu durumda aile belleğe benzetilebilir Belleğin fiziksel ve kimyasal enerjiyi kayıtlı kalıplar içine sokması gibi Ailede grup enerjisini açıklanmış kalıplar içerisinde miktar kendisini oluşturan bireyleri bu kalıplara benzetmeye içinde bulunduğu toplumda bu kalıplarla tanınmaya çalışır

öte yandan toplumsal ruh bilim açısından ailenin temelinde de grup olgusu oluşturan enerji ve zorlama vardır Daha önceden sözü edildiği gibi aileden gelen sistemler kuramı içinde iletişimde yer alan bir grup yapısı söz konusudur Sistem bir birinden ayrı olarak belirli sınırlar içinde özerk işlev yapan güçlerin belirli bir denge, harmoni ve armoni içinde ortak ilişkide bulunmalarıdır Bu açıdan bakıldığında aile sistemi kendisini oluşturan bireylerden ortaya çıkar Şartların Değişmesi ve dışarıdan gelen etkenler karşısında sürekli olarak dengesini düzenini uyumunu korumaya çalışır böylece ortak amaçlar beklentiler değerler ilkeler , kurallar oluşturur yada daha önce oluşmuş olanları aynen kabul eder

IVBIRIM

1 TOPLUMDA IRTIBAT VE ETKİLEŞİM

Bilindiği gibi toplum insanların yaşamlarını sürdürmek esas gereksinimlerini yerine getirmek amacıyla bir araya gelmeleri ve yaşama biçimlerinden kaynaklanan ortak kültürü paylaşmaları sonucu oluşur

Kültür, toplumun yüzlerce binlerce yoldan beri oluşturduğu ortak – amaçların beklentilerin değerlerin inançların duygu ve düşüncelerin, özetle karşılıklı tutum kalıplarının depolandığı saklandığı soyut bir kavram olup, toplumsal olarak kabul edilebilir Toplumun içine giren toplumda yaşamını sürdüren insan toplumsal bellekte yer alan davranış kalıplarını kullanarak haberleşmek ve sürdürmek zorundadır

Tutum kalıbı (behaviour pattern) bir toplumda alışılmışlık veya saymaca durumuna gelmiş tek eylem biçimidir Bu kalıpların belirgin ve karşılıklı özelliği belirli durumlar karşısında insanı evet ya da hayır biçiminde bir davranışa sürüklemesidir Tavır kalıpları grubun çevrenin toplumun birliğini bütünlüğünü sağlamak nedeniyle insana ya cezalandırıcı, denetleyen, kınayıcı, zorlayıcı veya ödüllendirici, özendirici yaptırımları aktarır Özet Olarak toplum beklentileri doğrultusunda tutum kalıplarından gelen yaptırımlara “evet veya “hayır diyen insan, bu cevabıyla içinden yaşadığı grup çevre ve toplum kadar ödüllendirilir

Toplumsallaşma “Ben in “Biz olması bireyin toplumda bütünleşmesi sürecidir Bu süreç içinde besin ve cinsellik gibi içgüdülerine doyum karşılayan tutum kalıplarına ilave olarak millet arası irtibat ve etkileşim sonucu kişi yasadığı çevrede toplumda müşterek olan kültürün getirdiği tutum kalıplarını benimser öğrenir ve özümser böylece esas kuramların ilk kez aile aracılığıyla aktardığı tutum kalıplarına zamanla eğitim, öğrenim, radyo, televizyon, kitap, gazete dergi gibi tek yönlü iletişim aracı araçlarının aktardığı yeni kalıplar eklenir Toplumsallaşma sonucu insan ailesinin yakınlarının komşularının, mahallenin, köyün, kentin, ulusun, dünyanın, evrenin bir parçası olduğunu öğrenir Aile, cadde, işyeri, mektep gibi yerlerde başarıyla ilişkiler kurmaya, kurallara uymaya, tayin ve sorumluluklarını yüklenmeye alışır Bir şey kendi kültürü içinde yaşamış öteki ahali gibi davranmaya başlar Bu süreç içinde bir şeyin benliği gelişir Ne olduğu, ne almak istediği çevresinde nasıl tanınıp, değerlendirildiği konularında bilinçlenir Anlayışı, duygu, tutum, tavır ve beceri gibi özellikler bakımından içinde yaşadığı toplumun yetişkin bir üyesi durumuna gelip toplumsal olgunluğa erişir

VBIRIM

1 DİNLEME, ANLAMA VE ANLATMA

İletişimin esas amacı insanlar aralarında etkileşimi sağlamaktır Etkili iletişimin kaynağı aktardığı duygu ve düşünceleri alıcı göre kaynağı amacına beklentisine, isteğine yerinde biçimde çözülüp anlaşılması bunlara yerinde biçimde davranışta bulunması demektir Böylesine sağlıklı bir iletişim kurup sürdürebilmesi için kaynak alıcının birbirlerini, kişilik yapılarını ve çevre koşullarını da içeren bir bütünüyle değerlendirmeleri gerekmektedir Bu tür yaklaşımın sözlü , sözsüz iletileri oluşturan tüm davranışlar arasında bir bağlantı aranmasıyla birleştirici bütünleştirici bir açıklama yapılması da olasıdır Diğer bir deyişle iletişim işlem içinde kaynakla alıcının birbirlerini Toptancıl tutum ( molarbehavior) ilke ve kurallarına kadar değerlendirmelerine bağlıdır Toptancıl tutum değişik biçimde başkalarına yansıyan davranışların altında yatan temel gaye ve gereksinimden kaynaklanan tavır olup çözülüp anlaşıldığı ölçüde saygılı iletişim olasılığı artar

Anlayiş “bir şeyin ne aramak , neye göze çarpan olduğunu çakmak yeni bilgileri eskileri ile bir araya getirerek sonuç niteliğinde diğer bir data edinmek anlamını vermektir

Ancak anlamak için söyleyenden dinleyen arif gerek özdeyiş insanların can kulağı ile dinlemesinin zorunlu olduğunu vurgulamaktadır Kavrayiş ve anlatma dinlemeyle birleşip, bütünleşir Anlamalı ve anlatmak için dinlemeyi kavramak gerekir İyi dinleyici olmak ırk arası iletişimde aranılan niteliktir Çünkü iyi anlamak , kulak vermek , izlemek sonucunda insanı kavramak mümkündür
 

Yazar: iltasyazilim
Makale Başlığı: İnsanı Iyi Anlamak
Kaynak URL'si: Bilgilihocam Güncelden Bilimsele-https://bilgilihocam.com
Alıntı ve Paylaşım Kuralları: Kaynak gösterilmek kaydıyla makaleden kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarın izni olmadan makalenin tamamı başka bir siteye kopyalanamaz veya başka bir yerde yayınlanamaz.
Üst