Yer altından notlar(Dostoyevski)

LV
0
 
Mesajlar
351,451
Tepkime puanı
6
Puanları
38
Awards
1
Yaş
32
FİYODOR DOSTOYEVSKİ YERALTINDAN NOTLAR Bu notlar da, bunların yazarı da besbelli düş ürünüdür bununla birlikte, toplumumuzun durumunu, yapısını göz önüne alacak olursak, bu notların yazarı gibi kişilerin aramızda bulunmasının sadece mümkün yok, bununla beraber gerekli olduğunu kabul ederiz Benim bütün isteğim, böylece yakın bir süre öncesinin tiplerinden birini herkesin gözleri önüne daha açık olarak sermektir Bu alıcı, demin tükenmemiş kuşağın bir temsilcisidir Yeraltıadını verdiğimiz bölümde bu kişi kendisini, düşüncelerini açıklamakta; sanki bununla toplumumuzda neden bulunduğunu, bulunmasının neden zaruri olduğunu anlatmak istemektedir İkinci bölüm ise bu kişinin yaşamındaki birkaç olayı anlatan reel anılardır Fiyodor DOSTOYEVSKİ YERALTI I Ben hasta bir adamım Mütevazi, içi hınçla doymuş bir adamım ben Sanıyorum, karaciğerimden hastayım Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını bütünüyle biliyorum Tıbba, hekimlere saygı duymakla birlikte, şimdiye kadar tedavi olmadığım gibi, bundan sonradan da böyle bir şey düşünmüyorum Bir De anlamsız inançları olan bir insanım, hem de tıbba hürmet duyacak değin (Oldukça iyi bir öğrenim gördüm, anlamsız inançlara inanmamam gerekirdi, lakin inanıyorum işte) Hayır, hayır, salt hıncımdan dolayı çare edinmek istemiyorum Siz bunu anlayamazsınız Fakat ne ziyanı var, ben anlıyorum ya! Bu huysuzluğumla kime musibet edeceğimi izah etmek elimde yok, bunu ben de bilmiyorum; bildiğim bir şey varsa, o da tedaviden kaçmakla hekimlere bir zarar veremeyeceğim, olsa olsa tüm zararı kendimin çekeceğidir yine de hıncımdan çare olmuyorum! Karaciğerim ağrıyormuş, varsın daha beter ağrısın! Epeydir böyle yaşıyorum, olur ya yirmi yıldır Acilen kırkımdayım Vaktiyle çalışırdım, acilen görevi bıraktım Ters bir memurdum Kabaydım, kabalığımdan hoşgörü alırdım Rüşvet yemediğime göre, aramak oluyor ancak kendimde, barbar olma hakkını görüyor, bununla kendimi ödüllendiriyordum (Fena bir nükte, lakin olsun, karalamayacağım Yazarken güzel olacağını sanmıştım, acilen bakıyorum da çirkin bir böbürlenmeden öteye geçememişim Böyle olduğunu mahsus karalamayacağım işte!) Masama gelenlerin işini, dişlerimi gıcırdata gıcırdata yapar, birinin kırıldığını görsem, bundan büyük bir müsamaha alırdım yaklaşık olarak defalarca da gücenen biri çıkardı Çoğunlukla ürkek kimseler olurlardı Ricacı milleti değil mi? Yalnızca kendini bilmez bir subaydan dehşet ederdim Bir türlü yola varmak bilmez, kılıcını şakırdatarak, karşımda iğrenç bir gururla dikilirdi Kılıcı yüzünden bu adamla tam bir, bir buçuk yıl savaştım Sonunda da yendim onu Kılıcını şakırdatmaktan vazgeçti Hoş, bu olay gençliğimde olmuş bir şey Lakin sevgili okuyucularım, belli başlı hıncımın nereden geldiğini biliyor musunuz? Durumumun püf noktası, bütün rezilliği de burada ya Benim başlıca kızdığım şey, en sinirli anlarımda bile içimde bir öfke veya hıncın bulunmaması, tüm cartcurtları yalnızca gönlümü hoş yetişmek için yapmamdı Öfkeden ağzım köpürmüşken biri birazcık gönlümü alsa ya da önüme bir bardak çay sürse hemen yelkenleri suya indirirdim Bununla da kalmaz, ona karşı bir yakınlık duyardım; ama daha sonra kendime kızar, utancımdan birkaç ay uykularımdan olurdum Yaratılışım böyleydi işte
Emeğe Saygı + Rep
 

Yazar: iltasyazilim
Makale Başlığı: Yer altından notlar(Dostoyevski)
Kaynak URL'si: Bilgilihocam Güncelden Bilimsele-https://bilgilihocam.com
Alıntı ve Paylaşım Kuralları: Kaynak gösterilmek kaydıyla makaleden kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarın izni olmadan makalenin tamamı başka bir siteye kopyalanamaz veya başka bir yerde yayınlanamaz.

Benzer konular

Üst